Mahkeme Kararı Özeti Olay: Davacı, su ve kanalizasyon hizmetlerinin 28.05.2015 tarihinden itibaren kendisine devredildiğini ileri sürerek, tevdi mahallinde tutulan su bedeli alacaklarının tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davacının talebini kabul ederek tevdi mahallindeki bedellerin davacıya verilmesine karar vermiştir. Hukuki Değerlendirme: Davalı şirket istinaf yoluna başvurarak, kararın protokol hükümlerine aykırı olduğunu ve bilirkişi raporunun eksik belgeler üzerine hazırlandığını iddia etmiştir. Taraflar arasında imzalanan 18.12.2018 tarihli protokol, su ve atık su bedellerinin ayrı ayrı değerlendirilmesini öngörmektedir. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin tevdi mahallindeki paraların atık su bedeli içerip içermediğini denetime elverişli bilirkişi raporu ile kontrol etmeden karar verdiğini tespit etmiştir. Sonuç: İstinaf başvurusu kabul edilmiş, ilk derece kararı davalı lehine kaldırılmış ve dosya yeniden görülmesi için geri gönderilmiştir. Davayı yeniden görecek mahkeme, protokol hükümlerine uygun olarak su ve atık su bedellerini ayrı ayrı incelemeli ve eksik belgeleri getirterek yeterli bilirkişi raporu almalıdır.
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/10/2021 DAVANIN KONUSU : ALACAK İSTİNAF TALEP TARİHİ : 29/01/2022 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 14/03/2023 KARARIN YAZIM TARİHİ : 20/03/2023
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine davalı ... Turizm ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine verilen dava dilekçesinde özetle; 5216 sayılı Büyükşehir belediye yasanın 7/r maddesinde belirtilen su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek görev ve yetkisinin 2560 sayılı İSKİ kanununa göre büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki su ve kanalizasyon hizmetleri Müvekkillerinin tarafından yapıldığını, müvekkili bulunan kurumun 2560 sayılı yasa gereğince büyükşehir belediye sınırları içerisinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yapan bir kamu kurumu olduğunu, 6360 sayılı yasa gereğince 30.03.2014 tarihinden itibaren ... büyükşehir belediyesi sınırları il sınırları olduğundan il sınırları içerisinde su ve kanalizasyon hizmetleri müvekkili kurum tarafından yapıldığını, müvekkili kurum tarafından verilen hizmetlerin bedeli olarak faturalar düzenlenmiş ve düzenlenmekte olduğunu, dava konusu edilen Serik 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş dosyasında mahkemece verilen kararda; müvekkilin 26.06.2015 tarihli yazı ile 01.05.2015 tarihinden itibaren tesislerin kendisine devredilmiş olduğunu, Kültür ve Turizm Bakanlığının su hizmetlerinin müvekkil kuruma geçtiğini, sözleşme yapılması gerektiğini, su bedellerinin bu tarihten itibaren müvekkil kuruma ödenmesi gerektiği belirtilerek davalıya konuyla ilgili bilgi verildiğini, ancak davacı tarafından su hizmetlerinin müvekkile geçtiği bilinmesine rağmen tacir olan davacı bu bildirimi dikkate almayarak kendisince ihtilaf oluşturarak Serik 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş dosyası ile tevdi mahalli tayin ettirildiğini, Oysa ortada bir ihtilaf bulunmadığını, Çünkü 6360 sayılı yasa yürürlüğe girmiş ve devir işlemleri de yasa gereğince yapılmış olduğunu, davacının devir işleminin yapıldığına ilişkin müvekkil kurumdan resmi bir yazının gelmesinden itibaren su ve kanalizasyona ilişkin faturaları müvekkil kuruma ödemesi gerekirken ödemekten imtina ederek tevdi mahalli tayin ettirip tedbir kararı alarak söz konusu faturaların takip ve kontrolünün yapılması engellediğini, yasa değişikliklerini bilen ve kendisne yapılan bildirim ile su hizmetlerinin müvekkil kuruma devredildiğini öğrenen davacının tacir olduğu ancak bir tacir gibi davranmadığı anlaşıldığını, davacının MK anlamında iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, bu nedenlerle dava konusu faturaların müvekkil kuruma ödenmesine ve dava konusu faturaların ve devam eden faturaların halen daha tevdi mahalline ödenmesine ilişkin kararın kaldırılarak bu doğrultuda tedbir kararının da...