Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2016/18762 · K. 2020/5922
YargıtayYargıtay 14. Hukuk Dairesi

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E. 2016/18762 K. 2020/5922

E. 2016/18762K. 2020/59227 Ekim 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17/03/2015 gününde verilen dilekçe ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 121. maddesine dayalı olarak ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 30/06/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğünün 2014/357 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluya murisinden intikal eden ......

Karar Metni

14. Hukuk Dairesi 2016/18762 E. , 2020/5922 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17/03/2015 gününde verilen dilekçe ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 121. maddesine dayalı olarak ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 30/06/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğünün 2014/357 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluya murisinden intikal eden ... ili, ... ilçesi, .... Mevkiinde kain 7980 ada 12 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, dava konusu taşınmazdaki elbirliği mülkiyetinin müşterek mülkiyete çevrildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, elbirliği mülkiyeti müşterek mülkiyete çevrildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir. Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alınması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan icra müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip davacı tarafa icra hakiminden yetki belgesi almak üzere süre verilmelidir. İcra mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak açılan davalarda kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." Somut olaya gelince; mahkemece yargılama sırasında davalı borçlunun payı müşterek mülkiyete çevrildiğinden davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ise de; davacı alacaklının dava tarihi itibariyle dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, öte yandan dava açılmasına davalı borçlu dışında kalan diğer davalıların da sebebiyet vermediği anlaşıldığından, dava tarihinde...