DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklanan) Birleşen Davada: DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/03/2023 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl - birleşen dava ve uyuşmazlık; 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında, dava dışı kişilere ödenen tazminatın, zarar sorumlusu olduğu iddiasıyla davalılardan tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 06/02/2020 tarihli kararıyla; kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle araç sürücüsü ve işleteni olan davalılar hakkındaki her iki davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2020/1770 KARAR NO: 2023/405 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/02/2020 NUMARASI: 2018/1053 Esas - 2020/72 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklanan) Birleşen Davada: DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/03/2023 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl - birleşen dava ve uyuşmazlık; 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında, dava dışı kişilere ödenen tazminatın, zarar sorumlusu olduğu iddiasıyla davalılardan tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 06/02/2020 tarihli kararıyla; kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle araç sürücüsü ve işleteni olan davalılar hakkındaki her iki davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dosya kapsamından; 22/08/2016 tarihinde, davalılardan ...'ın sürücüsü ve ... Tic. AŞ.'nin işleteni olduğu ve ZMSS poliçesi bulunmayan ... plakalı araç ile dava dışı ...'nün sürücüsü olduğu ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde, ... plakalı araç sürücüsü ...'nün vefat ettiği ve bu araçta yolcu olan ...'un yaralandığı; ... plakalı aracın ZMSS poliçesinin bulunmaması nedeniyle, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında vefat eden sürücünün yakınları ile yaralanan kişiye ödenen tazminatın, haksız fiil sorumlusu oldukları iddiasıyla davalılardan tahsili amacıyla yapılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine, eldeki itirazın iptali davalarının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan 13/01/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü müteveffa ...'nun %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın olayda kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Bilirkişi kurulu raporunun yapılan incelenmesinde; raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, raporda, daha önce alınan tüm kusur bilirkişi raporlarının tartışıldığı ve değerlendirildiği; raporun dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu kanısına varılmıştır. Bu nedenle, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusundaki itirazlar yerinde görülmeyerek aşağıdaki şekilde karar oluştur...