Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2023/90 · K. 2023/35
Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

E. 2023/90 K. 2023/35

E. 2023/90K. 2023/3523 Ocak 2023
tazminathaksız fiilitirazın iptalihizmet sözleşmesiön incelemetazminat davası
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :23.1.2023 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ :23.1.2023 23. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın açıldığı İzmir 23. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın rücu davası olduğu, tarafların tacir olduğu gerekçesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince de, davanın haksız fiil davası olduğu gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir. TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüzî halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden...

Karar Metni

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO : 2023/90 KARAR NO : 2023/35

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/10/2022 ESAS NO : 2022/403 KARAR NO : 2022/722

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :23. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ :18/01/2022 ESAS NO :2021/60 KARAR NO :2022/14 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :23.1.2023 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ :23.1.2023

23. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın açıldığı İzmir 23. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın rücu davası olduğu, tarafların tacir olduğu gerekçesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince de, davanın haksız fiil davası olduğu gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir. TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüzî halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nun 1472.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün defilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği;doğal olarak sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Diğer taraftan, 3 Temmuz 1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlana...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 52

2. İndirilmesi

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

E. 2023/37 · K. 2023/34

23 Ocak 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

E. 2023/39 · K. 2023/32

23 Ocak 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

E. 2023/40 · K. 2023/719

24 Nisan 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

E. 2022/5330 · K. 2023/190

14 Şubat 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

E. 2023/3187 · K. 2023/2079

20 Kasım 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

E. 2023/2197 · K. 2023/1528

21 Eylül 2023