DAVA : Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/12/2022 YAZIM TARİHİ : 10/01/2023 Davacı tarafından davalı şirket aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında 17/01/2020 tarihinde tesis edilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara karşı davalı şirketin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dava dosyasının dairemize geldiği anlaşılmakla üye hakimin görüşleri alındıktan sonra, dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davalı tarafa para verdiğini, davalı şirket temsilcileri tarafından para yatırılırken, yatırılan para karşılığında yüksek kazanç elde edeceği ve yatırdığı paranın istendiğinde kendisine iade edileceği konusunda güven telkin edildiğini, davacının yatırdığı paraları geri istediğinde paranın...
T.C. KONYA BAM ... HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/01/2020 NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLİ : Av. ... -
İSTİNAF EDEN DAVALI : VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... - DAVA : Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/12/2022 YAZIM TARİHİ : 10/01/2023 Davacı tarafından davalı şirket aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında 17/01/2020 tarihinde tesis edilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara karşı davalı şirketin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dava dosyasının dairemize geldiği anlaşılmakla üye hakimin görüşleri alındıktan sonra, dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davalı tarafa para verdiğini, davalı şirket temsilcileri tarafından para yatırılırken, yatırılan para karşılığında yüksek kazanç elde edeceği ve yatırdığı paranın istendiğinde kendisine iade edileceği konusunda güven telkin edildiğini, davacının yatırdığı paraları geri istediğinde paranın iade edilmediğini beyan ederek, davanın kabulü ile davacı taraf ile davalı taraf arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, belirsiz alacak davası kapsamında alacağın tam ve kesin miktarı belirlenebildikten sonra talep sonucu artırma ve ıslah hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyen devlet bankalarınca yabancı paraya uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı 29.11.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 144.684,75 TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili şirkete veya şirketlere her an geri alabileceği garantisi ile para verdiğine ilişkin iddianın gerçek olmadığını, TTK nun 329 ve 405. maddeleri gereğince şirket ortaklarının hisse bedellerini şirketten geri istemesinin ve şirketin kendi paylarını geri almasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket veya şirketlerin davacı taraftan para almadığını, bankacılık mevzuatına dayanarak herhangi bir mevduat toplamadığı gibi bunun da mümkün olmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davacının Türkiyede mutad meskeni olmadığını, teminat yatırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Davacı tarafından açılan dava hakkında 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Karanamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41 maddesi ile yasal düzenlem...