Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden davacı vekili; dosyada mübrez 31.03.2022 tarihli talep dilekçesine konu ihtiyati haciz talebi hakkında mahkemenin 01.04.2022 tarihli kararıyla, 272.487,55 TL alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden teminat karşılığında ihtiyaten haczine karar verildiğini, ancak işbu 01.04.2022 tarihli ihtiyati haciz kararına konu alacak miktarının düşük kaldığını, bilirkişi raporlarındaki tespitler ve ihtiyati haciz talebine konu alacağın çok daha fazla olduğunu, mahkemenin iş bu kararı oluşturulurken 24.12.2021 tarihli raporundaki alacak tespitlerinden yalnızca 272.487,55 TL'nin dikkate aldığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1906 KARAR NO: 2022/19 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/04/2022 NUMARASI: 2020/190 Derdest DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ:13/09/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden davacı vekili; dosyada mübrez 31.03.2022 tarihli talep dilekçesine konu ihtiyati haciz talebi hakkında mahkemenin 01.04.2022 tarihli kararıyla, 272.487,55 TL alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden teminat karşılığında ihtiyaten haczine karar verildiğini, ancak işbu 01.04.2022 tarihli ihtiyati haciz kararına konu alacak miktarının düşük kaldığını, bilirkişi raporlarındaki tespitler ve ihtiyati haciz talebine konu alacağın çok daha fazla olduğunu, mahkemenin iş bu kararı oluşturulurken 24.12.2021 tarihli raporundaki alacak tespitlerinden yalnızca 272.487,55 TL'nin dikkate aldığını, dosyada mübrez 24.12.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda da 5. sayfanın son paragrafında "Bu tespitler sonucunda davacı tarafından yapılmış olan 272.487,55 TL + 6.490 TL + 11.210 TL = 290.187,55 TL harcama bedelini talep edebileceği kanaati hasıl olmuştur." tespitini sunduğunu, aynı bilirkişi raporunda ilaveten "23.010 TL Arsa Geliştirme ve Danışmanlık raporu bedelinin arsa maliklerinin yararına olacağı ancak öncelikli ve zorunlu olmadığı, davacının talep edebileceği " tespit edildiğini, bu bedelle ilgili takdirin mahkemeye bırakıldığını, 24.12.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda 290.187,55 TL + 23.010 TL = 313.197,55 TL dava konusu asıl alacağın talep edilebilir olduğunun tespit edildiğini, işbu tespit edilen 313.197,55 TL asıl alacak üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabul edilmesi gerektiğini, buna rağmen mahkemenin yalnızca 272.487,55 alacak yönünden ihtiyati haciz hükmü kurulmasına itiraz ettiklerini, mahkemenin 01.04.2022 tarihli ihtiyati haciz ara kararına itirazın dikkate alınarak düzeltilmesini, neticeten 313.197,55 TL asıl alacak miktarı üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Ancak bu noktada alacağın varlığı ve muacceliyeti ile ilgili kanaat verici belgenin varlığı dahi şarttır. Taraflara sözlü yargılama duruşması için ihtar yapıldığı, bu aşamada ihtiyati haciz talebinin değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekm...