DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/11/2022 İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir talep eden davacının iddialarının özeti; davacının ... şirketinin eski ortakları ile görüşerek 80/ 400 pay satın alma konusunda anlaştığını, müvekkilinin hisse bedelinin tamamını kendisi ödemesine rağmen, muris eşine inanarak kendisinden geri devir almak üzere 40/400 payını muris eşi ... adına yapılmasını istediğini, murisin de bu payların eşinin olduğunu bilerek, istediği zaman geri vereceğini söyleyerek kendi adına alınmasını kabul ettiğini, daha sonra ki bir zamanda şirkette sermaye artırım kararı alındığını, gerçek hisse sahibinin müvekkili olması, inanılan muris tarafından tekrar...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 26/09/2022 DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/11/2022
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir talep eden davacının iddialarının özeti; davacının ... şirketinin eski ortakları ile görüşerek 80/ 400 pay satın alma konusunda anlaştığını, müvekkilinin hisse bedelinin tamamını kendisi ödemesine rağmen, muris eşine inanarak kendisinden geri devir almak üzere 40/400 payını muris eşi ... adına yapılmasını istediğini, murisin de bu payların eşinin olduğunu bilerek, istediği zaman geri vereceğini söyleyerek kendi adına alınmasını kabul ettiğini, daha sonra ki bir zamanda şirkette sermaye artırım kararı alındığını, gerçek hisse sahibinin müvekkili olması, inanılan muris tarafından tekrar geri verileceği güveni ile, kendi payı olan 40/400 payını murise devir ettiğini, diğer ortakların paylarını da yine bedelini kendi ödeyerek muris adına devir ettirdiğini, murisin ödemesi gereken sermaye koyma borcu bedelini de yine müvekkili tarafından , şirket çalışan ve ortaklarına verilen para ile şirket hesabı bankalara müvekkil tarafından ödetildiğini, o anda karşılık da alınmadan inanılarak, güven ilkesi gereği ödendiğini, Müvekkili tarafından yapılan devirin, diğer ortaklardan alınan paylar ile sermaye artırımı ile yeni pay dağılımı ile muris 500/1000 pay sahibi olduğunu, müvekkilinin, muris eşine olan güven ve inanç ile geri vereceğini beyan etmesi sebebi ile inanarak bu hisseleri eşi üzerine aldığını, Müvekkilinin bu payların tamamının kendisine devir edileceğine inandığı için sermaye artırım bedelini de kendisi ödediğini, ancak muris eşin vefatından önce bu hisselerin sadece 300/1000 payını müvekkiline devrettiğini, 100/1000 payını ise, müvekkilin isteği ve rızası olmasa da davalı kızına bedelsiz olarak devir ettiğini, davalının, bu payların müvekkile ait olduğunu bildiğini, ne zaman geri isterse geri vereceğini beyan etmesine rağmen talebe rağmen devir etmediğini, her ne kadar müvekkil ile muris eşi arasında inanç sözleşmesine yönelik yazılı bir sözleşme olmasa da, tarafların eş olması, ödeme dekontlarının müvekkili elinde olması sebebi ile yazılı delil başlangıcı olduğunu, davalı tarafların çocuğu olarak, bu payların müvekkile ait olduğunu bilmesine rağmen kötüniyetli olarak, karşılık da ödemeksizin muristen devir aldığını, davalı alt soy olarak bu hisselerin müvekkile ait olduğunu bilebilecek durumda olduğunu, kötüniyetli olarak devir aldığını, davalı adına olan bu payların, müvekkiline ait olduğunu, davalı adına olan 100/1000 payın iptali ile müvekkil adına tescilini talep ettiklerini, yargılama sonunda her iki şirketteki dava...