Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2019/21676 · K. 2020/928
YargıtayYargıtay 19. Ceza Dairesi

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E. 2019/21676 K. 2020/928

E. 2019/21676K. 2020/9284 Şubat 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, (2680 karton sigara) temel cezada TCK'nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi ve sanıkların eylemleri toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu halde cezalarından 5607 sayılı kanunun 4/2. maddesi uyarınca artırım yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa...

Karar Metni

19. Ceza Dairesi 2019/21676 E. , 2020/928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, (2680 karton sigara) temel cezada TCK'nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi ve sanıkların eylemleri toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu halde cezalarından 5607 sayılı kanunun 4/2. maddesi uyarınca artırım yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yükletilen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlar'da öngörülen suç tiplerine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, 1-Adli emanetin 2013/24 sırasında kayıtlı bulunan sanıklardan ...'a ait araçta bulunan cep telefonunun münhasıran müsadereye tabi eşya olmadığı gözetilmeden iadesi yerine müsaderesine hükmolunması, 2-Sigaraların gümrük kaçağı olduğuna ve KEMT varakasındaki değere ilişkin sanığın itirazı bulunmadığı hâlde keşif yapılarak sebep olmadığı yargılama giderinin sanığa yükletilmesi, Kanuna aykırı ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUKnin 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümden müsadereye ilişkin kısmına "Suça konu sigaraların TCK'nin 54 maddesi uyarınca müsaderesine, emanetin 2013/24 sırasında kayıtlı bulunan cep telefonunun sahibine iadesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle yargılama giderine dair hüküm fıkrası çıkarılarak yerine "249,32" ibaresinin yazılması suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.