Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2016/15074 · K. 2020/1316
YargıtayYargıtay 14. Hukuk Dairesi

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E. 2016/15074 K. 2020/1316

E. 2016/15074K. 2020/13165 Şubat 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.12.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, muris babası Mustafa Babatürk'ün rızası ile maliki olduğu 127 parsel sayılı taşınmaza ev yaptığını, ortak murisin vefat ettiğini, yapılan evin değerinin arsa değerinden daha yüksek olduğunu, dolayısıyla söz konusu taşınmaz üzerindeki davalı kardeşinin payının bedelinin tespiti ile bedeli karşılığında iptali ile tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, söz konusu taşınmaz üzerine yapılan evin...

Karar Metni

14. Hukuk Dairesi 2016/15074 E. , 2020/1316 K. "İçtihat Metni" 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.12.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, muris babası Mustafa Babatürk'ün rızası ile maliki olduğu 127 parsel sayılı taşınmaza ev yaptığını, ortak murisin vefat ettiğini, yapılan evin değerinin arsa değerinden daha yüksek olduğunu, dolayısıyla söz konusu taşınmaz üzerindeki davalı kardeşinin payının bedelinin tespiti ile bedeli karşılığında iptali ile tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, söz konusu taşınmaz üzerine yapılan evin yapımında murisin maddi desteğinin olduğunu, diğer mirasçıların paylarına düşen hisselerini davacı üzerine devrettiklerini, bu devirlerin iptali için dava açtığını, dolayısıyla davacının mal kaçırmak kastıyla hareket ettiğini, talebinin reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. TMKnın 684 ve 718. maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, kanun koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi TMKnın 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer şartlar da mevcutsa, malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. TMKnın 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Dava konusu olayda, 1422 parsel sayılı taşınmazın yapının yapıldığı ve davanın açıldığı tarihteki maliki, müstakilen davacı Ramazan Dolan'dır. Malzeme sahibinin TMKnın 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır; a) Birinci koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır. TMKnın 724. maddesi hükmünden açıkça anlaşıldığı üzere, taşınmaz mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin TMKnın 3. maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural, malzeme sahibinin, el...

Benzer Kararlar

YargıtayYargıtay 14. Hukuk Dairesi

E. 2016/13281 · K. 2020/1303

5 Şubat 2020

YargıtayYargıtay 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/2030 · K. 2020/1338

5 Şubat 2020

YargıtayYargıtay 14. Hukuk Dairesi

E. 2016/13097 · K. 2020/1332

5 Şubat 2020

YargıtayYargıtay 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/2052 · K. 2020/1308

5 Şubat 2020

YargıtayYargıtay 14. Hukuk Dairesi

E. 2016/13298 · K. 2020/1296

5 Şubat 2020