"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İstihkak İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli ve 2016/939 Esas, 2017/422 Karar sayılı kararıyla reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirketin haczedilen malları 17/06/2013 tarihinde satın aldığını, 08/01/2014 tarihinde icraen satış işlemine gelinmesi...
8. Hukuk Dairesi 2019/2635 E. , 2020/5528 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İstihkak İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli ve 2016/939 Esas, 2017/422 Karar sayılı kararıyla reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirketin haczedilen malları 17/06/2013 tarihinde satın aldığını, 08/01/2014 tarihinde icraen satış işlemine gelinmesi sırasında haczin öğrenildiğini,borçluya veya üçüncü kişiye İİKnin 103 maddesi gereğince zabıt varakası bırakılmadığını, haciz işlemine karşı üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulmadığını, İİKnin 96-99. maddelerindeki istihkak prosedürlerinden herhangi biri işletilmediğinden hacizli malın satılarak bedelinin alacaklıya ödenmesine kadar dava açılabileceğini, satış günü olaydan haberdar olduklarından davanın süresinde açıldığını açıklayarak, davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi üzerine davacı üçüncü kişi vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 4.6.2018 tarihli ve ve 2018/ 76 Esas, 2018/ 1410 Karar sayılı kararı ile; istihkak davasında mülkiyet durumunun haciz tarihi itibari ile değerlendirileceği, davacı tarafın haciz tarihi itibarı ile mülkiyet iddiası bulunmadığı, davacının dava açma sıfatı olmadığı gerekçesi ile; davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi üzerine, davacı üçüncü kişi vekili ile vekalet ücreti yönünden davalı alacaklı vekili kararı temyiz etmiş, Dairemizin 11.10.2018 tarihli 2018/13464 Esas, 2018/17142 Karar sayılı ilamı ile; davacı üçüncü kişinin dava tarihinde mahcuzlar üzerinde tasarruf yetkisi olduğuna göre, dava tarihi itibariyle aktif dava ehliyetine sahip bulunduğunun kabulü gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek öncelikle süreye ilişkin itirazları da incelenmek sureti ile davanın esası hakkında karar vermesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 24.1.2019 tarihli 2018/3325 Esas, 2019/121 Karar sayılı kararı ile, haciz yapılan adresin, haciz tarihinde dosyada bulunan 28/02/2017 tarihli Artvin Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabına göre, 07/01/2013 tarihinden itibaren davacı şirketin şube adresi old...