Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/3013 · K. 2021/3931
YargıtayYargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2020/3013 K. 2021/3931

E. 2020/3013K. 2021/393122 Nisan 2021
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.04.2018 tarih ve 2017/603 E. - 2018/343 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.03.2019 tarih ve 2018/956 E. - 2019/313 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5769 esas sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine başlatılan ve davacının...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2020/3013 E. , 2021/3931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.04.2018 tarih ve 2017/603 E. - 2018/343 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.03.2019 tarih ve 2018/956 E. - 2019/313 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5769 esas sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine başlatılan ve davacının haberi olmadan kesinleşen icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, icra takibine konu bono üzerine iki imza atıldığını, atılan imzalardan birinin davacının yetkilisi olduğu Alata Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin kaşesinin üzerine, diğerinin de bahsi geçen şirketin unvanını da kapsayacak şekilde ünvanın altına ve şirket vergi numarasının üstüne atıldığını, her iki imzanın da şirket ünvanıyla ilgili olduğunu, dolayısıyla davacının yetkilisi olduğu şirketin borcuna karşılık atıldığı açık ve net olup, herhangi bir şekilde aval, kefil veya ciranta sıfatıyla atılmış bir imza bulunmadığını, davacının şahsi sorumluluğuna gidilemeyeceğini iddia ederek Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5769 esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipte davacının borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının bono üzerinde bulunan her iki imzasının da kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, takibe ve davaya konu edilen 05.03.2016 tanzim, 05.04.2016 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli bononun incelenmesinde tarih kısmının hemen altında bulunan şirket kaşesinin üzerinde bir imza olduğu, tarih kısmının sol tarafında bulunan Alata Gıda Tic. ve San. Ltd. Şti. yazılı kısmın altında yine aynı kişi tarafından bir imza daha atılmış olduğu, davacının kaşe dışında bulunan imzanın da şirket adına atılmış olduğunu, aval veren sıfatıyla atılmadığını savunduğu, TTKnın 776/1. maddesine göre bonoda tanzim edenin imzasının metni örter şekilde metnin altına atılmasının gerektiği ve bonoda sorumluluğun tek imza ile doğduğu, bu durumda birden fazla atılan imzanın atanın durumuna göre asıl borçlu veya aval veren sıfatıyla atılmış sayılması gerektiği, davaya konu senet üzerindeki her iki imzanın da davacıya ait olduğu, davacının senet borçlusu şirketin yetkilisi olduğu, dava konusu şirketin keşidecinin atacağı tek imza ile borçlandırılması mümkün iken bononun ön yüzüne sol alt köşeye davacı tarafından atılan ikinci im...

Benzer Kararlar

YargıtayYargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2019/4696 · K. 2021/3945

22 Nisan 2021

YargıtayYargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2019/4326 · K. 2021/3962

22 Nisan 2021

YargıtayYargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2020/527 · K. 2021/3959

22 Nisan 2021

YargıtayYargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5884 · K. 2021/3972

22 Nisan 2021

YargıtayYargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2020/3020 · K. 2021/3932

22 Nisan 2021