"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine: ancak; 1) Sanık hakkında 12.12.2012 tarihli, 2012/365 esas ve 2012/696 sayılı karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 15.01.2013 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği ve 5 yıllık denetim süresinin bu tarihten itibaren başladığı, sanığın denetim süresi içinde işlediği iddia olunan ihbara konu Gölbaşı (Ankara) Sulh Ceza Mahkemesinin 26.06.2014 tarihli, 2014/178 esas, 2014/435 karar sayılı ilamında ise suç tarihinin gün ve ay belirtilmeksizin 2013 olarak yazıldığı, bu haliyle ihbara konu suçun denetim süresi içinde...
11. Ceza Dairesi 2017/16737 E. , 2019/1242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine: ancak; 1) Sanık hakkında 12.12.2012 tarihli, 2012/365 esas ve 2012/696 sayılı karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 15.01.2013 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği ve 5 yıllık denetim süresinin bu tarihten itibaren başladığı, sanığın denetim süresi içinde işlediği iddia olunan ihbara konu Gölbaşı (Ankara) Sulh Ceza Mahkemesinin 26.06.2014 tarihli, 2014/178 esas, 2014/435 karar sayılı ilamında ise suç tarihinin gün ve ay belirtilmeksizin 2013 olarak yazıldığı, bu haliyle ihbara konu suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin tam olarak anlaşılamaması karşısında, ihbara konu Gölbaşı (Ankara) Sulh Ceza Mahkemesinin 26.06.2014 tarihli, 2014/178 esas, 2014/435 karar sayılı ilamına konu suç tarihi tam olarak tespit edildikten sonra denetim süresi içinde olması halinde hükmün açıklanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nin 34/1, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında illiyet bağı kurulması gerektiği gözetilmeden, yalnızca daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karardan bahsedilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 3) Kabule göre de; a) Hükümden önce, 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme gereğince ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilme...