DAVA : Tazminat(Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/11/2019 Davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca müvekkilince üretilecek cihazların pazarlama ve satışının davalı tarafında gerçekleştirileceğini, satılan ürünlere destek ve yazılım hizmeti verileceğini, sözleşmenin 20.11.2020 tarihinde sona ereceğini, sözleşme uyarınca müvekkiline 1 yıllık öncelik süresi olarak tanımlanan bir tek elden satış hakkı tanındığını, ancak davalı tarafından yeterli sayıda ürün alımı yapılmaması halinde öncelik hakkının kendiliğinden sona ermiş sayılacağını, öncelik süresinin koşullarının 06.11.2015 tarihinde oluştuğunu ve sürenin başladığını, buna göre sürenin 06.11.2016 tarihinde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1939 KARAR NO : 2019/1351 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2019 NUMARASI : 2019/246 E.-2019/172 K. DAVA : Tazminat(Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/11/2019 Davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca müvekkilince üretilecek cihazların pazarlama ve satışının davalı tarafında gerçekleştirileceğini, satılan ürünlere destek ve yazılım hizmeti verileceğini, sözleşmenin 20.11.2020 tarihinde sona ereceğini, sözleşme uyarınca müvekkiline 1 yıllık öncelik süresi olarak tanımlanan bir tek elden satış hakkı tanındığını, ancak davalı tarafından yeterli sayıda ürün alımı yapılmaması halinde öncelik hakkının kendiliğinden sona ermiş sayılacağını, öncelik süresinin koşullarının 06.11.2015 tarihinde oluştuğunu ve sürenin başladığını, buna göre sürenin 06.11.2016 tarihinde dolacağını, davacının bu sürenin halen yürürlükte olduğu kanaatinde olduğunu,ancak bunun doğru olmadığını, müvekkilinin öncelik süresi içinde satış yetkini aşmadığını, 3.kişilere ürün satışı gerçekleştirmediğini, davalının müvekkilinden kurulan cihazlara ilişkin komisyon ödemesi ve özel projelerden kaynaklanan gelir payı ödemesi de talep ettiğini, ancak bu taleplerin de haksız olduğunu, öte yandan davalının sözleşmeyi ihlal ederek satın alma adetlerine aykırı alımlar yaptığını, olabildiğince fazla ürün satma taahhüdünü de yerine getirmediğini, bu nedenlerle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek *müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeleri ihlal etmediğinin ve öncelik süresinin sona erdiğinin tespitine, *müvekkili tarafından gerçekleştirilmiş bir sözleşme ihlali bulunmadığından müvekkilinin sona ermiş olan öncelik süresi içinde satış yetkisini aşmadığının ve bu itibarla davalının mahrum kaldığı bir kârın bulunmadığının tespitine, *müvekkilinin bankacılık uygulamasından doğan herhangi bir komisyon borcu bulunmadığının tespitine, *müvekkilinin özel projeler sebebiyle davalıya özel gelir payı borcu olmadığının tespitine, *fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve şimdilik 10.000-TL talepleri olmak kaydıyla, davalının sözleşme uyarınca alım adetlerine aykırı davranması nedeniyle eksik alım yapılan dönemler bakımından müvekkilinin maruz kaldığı toplam zararın tahakkuk eden faiziyle davalıdan tahsiline, davalının kendisine yönlendirilen satış potansiyelinin çok azını değerlendirmesi, satışları artırmak için çaba sarfetmemesi, bu nedenle müvekkilinin özel gelir payı tahsil edememesi ve ürünün piyasada tanınırlığını artıramaması nedeniyle maruz kaldığı maddi-manevi zararların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacının arabuluculuk yoluna ...