"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dolandırıcılık ve şantaj suçlarından sanığın mahkumiyetine, tehdit suçundan beraatine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın, katılanla yakın ilişki kurduktan sonra elinde görüntüler olduğunu belirterek ve tehditle katılandan değişik zamanlarda para aldığı, daha sonra hileli hareketler yaparak kendi lehine haksız menfaat temin ettiği, böylece dolandırıcılık, şantaj ve tehdit suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, 1-Tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın, katılana yönelik şantaj suçunu işlerken, söz konusu görüntüleri açıklayacağını söylemesi, şantaj suçunun unsuru olarak kabul edildiğinden, ayrıca tehdit suçunun oluşmayacağı dikkate alınarak, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan...
15. Ceza Dairesi 2016/4351 E. , 2018/7421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dolandırıcılık ve şantaj suçlarından sanığın mahkumiyetine, tehdit suçundan beraatine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın, katılanla yakın ilişki kurduktan sonra elinde görüntüler olduğunu belirterek ve tehditle katılandan değişik zamanlarda para aldığı, daha sonra hileli hareketler yaparak kendi lehine haksız menfaat temin ettiği, böylece dolandırıcılık, şantaj ve tehdit suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, 1-Tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın, katılana yönelik şantaj suçunu işlerken, söz konusu görüntüleri açıklayacağını söylemesi, şantaj suçunun unsuru olarak kabul edildiğinden, ayrıca tehdit suçunun oluşmayacağı dikkate alınarak, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, herhangi bir gerekçeye dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2-Şantaj suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Sanık, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Sanık hakkında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkemeye yeterli kanaat geldiği gerekçesiyle, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesine göre cezasının ertelenmesine karar verildiği halde, bu kez, sanığın kişilik özellikleri dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle aynı gerekçeler hem lehe hem aleyhe değerlendirmede esas alınarak çelişki yaratılmış ise de, sanığın, katılanın zararını gidermemesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması için gereken objektif şartın gerçekleşmediği dikkate alınarak, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; a- 5237 sayılı TCKnın 51/3. maddesinde, cezası ertelenen sanık hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirleneceği ve bu sürenin alt sınırının, mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı hüküm altına alınmasına rağmen, cezası ertelenen sanık hakkında, herhangi bir denetim süresi belirlenmeyerek ve denetim süresince, sanık hakkında, herhangi bir yükümlülük yüklenip yüklenmeyeceği veya uzman kişi görevlendirilip görevlendirilmeyeceği hususlarında bir karar verilmeyerek, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması, b- 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapi...