Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında akdedilen araç satış sözleşmesine karşılık davacı tarafından araç satış bedelinin ödendiğini ve fiilen teslim alınan aracın usule uygun şekilde noter aracılığıyla satışı yapılmayan aracın davacı üzerine usulüne uygun şekilde tescilini ve bu süreçte geç ifadan kaynaklanan zararın tazminini, dava konusu edilen aracın devir ve tescil işlemlerinin yapılmasının imkânı bulunmuyorsa bu defa davacının araç için yaptığı 42.500,00-TL bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, araç bedeli olarak ödediğini iddia ettiği miktarın şirketin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2022/302 KARAR NO: 2022/3051 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/10/2021 NUMARASI: 2019/714 E - 2021/850 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 28/11/2022 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında akdedilen araç satış sözleşmesine karşılık davacı tarafından araç satış bedelinin ödendiğini ve fiilen teslim alınan aracın usule uygun şekilde noter aracılığıyla satışı yapılmayan aracın davacı üzerine usulüne uygun şekilde tescilini ve bu süreçte geç ifadan kaynaklanan zararın tazminini, dava konusu edilen aracın devir ve tescil işlemlerinin yapılmasının imkânı bulunmuyorsa bu defa davacının araç için yaptığı 42.500,00-TL bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, araç bedeli olarak ödediğini iddia ettiği miktarın şirketin ortağı olduğu dönemdeki bir idari para cezasına ilişkin meblağ olduğunu, söz konusu 42.500,00-TL bedelin aracın rayiç bedelinden fazla olduğunu, davalı şirket tarafından Bakırköy 10. Noterliğinde süreli olarak vekâletnamenin satış için zorlayıcı bir işlem olarak kabul edilmesinin mümkün olmayacağını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile 42.500,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin kararında davalı yan olarak ödenen bedelin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından davalı şirkete kesilen idari para cezasına ilişkin davacının hissesine düşen miktar olduğunun ispatlanamadığını ifade ettiğini ,ancak, dava dosyasına sunmuş oldukları idari para cezasına ilişkin evrak İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından gönderilen belgeler, ödeme makbuzları bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu hususun ispatlandığını, Ticaret Sicil gazetesinden de görüleceği üzere, davacının şirkete kesilen idari para cezası esnasında ortağı olduğunu, 6183 sayılı Amme Alacakları Kanunun 35. maddesinde yer alan düzenlemeye göre: "Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar."hükmü bulunduğunu, idari para cezasına ilişkin sunulan ödeme planı doğrultusunda idari para cezasının ödendiğini, idari para cezası davacının şirketin ortağı olduğu sürece ilişkin olduğu için bu bedelin yarısının davacı tarafından ödendiğini, söz konusu bedelin tam da idari para cezasının yarısı kadar bir miktar olduğ...