Mahkeme Kararı Özeti Olay: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin konkordato kararını istinaf yoluyla incelemiştir. Aile şirketi olan üç davacı şirket ve ortakları, döviz krizi, artan maliyetler ve daralan piyasa koşulları nedeniyle ödeme güçlüğüne düşerek konkordato talebinde bulunmuştur. Hukuki Değerlendirme: İlk derece mahkemesi, davacı gerçek kişilerin konkordato talebini reddederken, davacı şirketlerden ikisinin konkordato projelerini inceleyerek uygulanabilirlik değerlendirmesini yapmıştır. Konkordato müessesesi, borçlunun borçlarını belirli süre ve miktarda ödeyebilmesini sağlayan yasal bir araçtır ve tasdik yargılaması, prosedürün yasaya uygunluğuyla konkordato unsurlarının kanuni şartları karşılayıp karşılamadığını denetler. Sonuç: Bölge mahkemesi, davacı şirketlerin finansal projelerini, ciro artış beklentilerini, gayrimenkul satış gelirlerini ve işletme iyileştirme tedbirlerini incelemiştir. Konkordatonun tasdiki sonucunda alacaklıların iflasa kıyasla daha yüksek oranda ödeme alacağının tespit edilmesi ve yasal prosedürün uygulanmış olması dikkate alındığında, kararın dayandığı gerekçeler ve hukuki değerlendirme
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1761 KARAR NO: 2021/1276 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2019/136 KARAR NO: 2020/548 KARAR TARİHİ: 10/09/2020 DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2021 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Her üçü de aile şirketi olan davacı şirketlerin birbirleriyle ilişkileri bakımından grup şirket vasfında olduğunu, yine bu şirketlerin ortakları olmanın yanısıra kişisel kefaletleri dolayısıyla borçlardan sorumlu olan davacı aile bireylerinin de ekonomik olarak içine düştükleri ödeme güçlüğü olgusu karşısında şirketlerle bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, neredeyse davacıların tümünün kredi borçlarından ortaklaşa sorumlu olmalarının hem davacı tüzel kişiler hem de davacı gerçek kişiler bakımından ortak olan ana unsur olduğunu, davacı şirketlerin döviz krizi, bu krizden sonra kredi faizlerinin yükselmesi, daralan piyasa koşulları, ürün maliyetlerinin artması nedeniyle nakit akışının zayıfladığını ve finansal yapısının bozulduğunu belirterek, tüm davacılar yönünden 2004 sayılı İİK'nun 285 ve devam eden maddeleri gereğince verilecek geçici ve kesin mühlet neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "...Konkordato talep eden şahıslar ..., ..., ... yapılan yargılama değerlendirme sonucunda; Somut olayda gerçek kişiye sadece icra takiplerinden korunmak amacıyla konkordato tasdik kararı verilmesi, konkordatonun amacıyla bağdaşır nitelikte değildir. Türk Borçlar Kanununun kefalete ilişkin hükümlerini ve icra ve İflas Kanununun menfi tespit davası hakkındaki bölümlerini işlevsiz hale getireceği açıktır. Zira kanun koyucunun da, gerçek kişiler bakımından konkordato müessesine başvuruyu kabul etmesindeki amacın bu olmadığı açıktır. Bu anlamda davacının, İİK 286. maddesinde aranan şartları karşılayan belgeleri dosyaya sunamadıkları, sunulan ön projede de konkordatonun başarısının borçlu şirketin konkordatosunun başarısına bağlandığı, kendilerine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, bu açıdan da ön projelerin uygulanabilir olmasının mümkün gözükmediği, borçluların, sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmelerinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediği anlaşılmakla Davacı gerçek kişiler ..., ..., ... yönünden talebin esastan reddine karar verilmiştir. Davacı şirketler yönünden ise tüm dosya kapsamına göre; davacı ... Ltd. Şti. yönünden; borçlunun konkordatoya tabi borçları 607.359,08 TL olduğu, şirket 607.359,08 TL tutarındaki konkordatoya tabi adi borçları 2021 Yılı Aralık ayında tek seferde ödemeyi planladığı, şirketin iflası halinde nakte dönüşebileceği bir malı olmadığı için şirket sadece ciro hedefleri ile borcunu ödemeyi planladı...