DAVA: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 09/06/2022 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Borçlu vekili, 07.09.2021 tarihli dilekçe ile, müvekkili inşaat şirketinin 2010 yılından beri faaliyet yürüten tek ortaklı bir şirket olduğunu, şirketin, inşaat yapan büyük firmalar için kaba inşaat üretimini organize ettiğini, şirketin en önemli özelliğinin tamamen ve sürekli yerli işçi istihdamı sağlaması olduğunu, yan işleri ile birlikte 400den fazla kişiye istihdam sağladığını, ekonomide ki olumsuzlukların domino etkisi, Covid -19 pandemisi, şirketin faktoring kurumlarına sürekli olarak çek iskontası yaptırdığından zor duruma düştüğünü, halen faktoring firmalarına borcu olmamakla birlikte bu kez piyasa çeklerini ödeyemediğini, şirketin ciddi banka borcunun olmadığını, rehin ve ipotek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/452 Esas KARAR NO: 2022/724 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/12/2021 NUMARASI: 2021/607 Esas, 2021/1415 Karar DAVA: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 09/06/2022 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Borçlu vekili, 07.09.2021 tarihli dilekçe ile, müvekkili inşaat şirketinin 2010 yılından beri faaliyet yürüten tek ortaklı bir şirket olduğunu, şirketin, inşaat yapan büyük firmalar için kaba inşaat üretimini organize ettiğini, şirketin en önemli özelliğinin tamamen ve sürekli yerli işçi istihdamı sağlaması olduğunu, yan işleri ile birlikte 400den fazla kişiye istihdam sağladığını, ekonomide ki olumsuzlukların domino etkisi, Covid -19 pandemisi, şirketin faktoring kurumlarına sürekli olarak çek iskontası yaptırdığından zor duruma düştüğünü, halen faktoring firmalarına borcu olmamakla birlikte bu kez piyasa çeklerini ödeyemediğini, şirketin ciddi banka borcunun olmadığını, rehin ve ipotek verilmediğini, döviz kurlarındaki yükselmenin müvekkili şirketi derinden etkilediğini, hammadde girişlerindeki fiyat yükselişlerilerin zarar verdiğini, esasen ciddi bir ödeme gücüne ve nakit akışına sahip olan şirketin kur yükselmesi ve belirsizlik sebebi ile zarar gördüğünü, nakit akışını sağlayamayacak hale geldiğini, şirketin ihtiyacı olan tek şeyin zaman ve kısa ve orta dönemli bir toparlanmaya ihtiyacı olduğunu, şirket satışlarında ciddi sıkıntılar yaşamadığını, ancak şirketin nakit akışının bozulduğunu, çeklerinin karşılıksız kaldığını, likitide krizine girdiğini ve ödeme aczine düştüğünü, borçların %100nün ödenmesini teklif ettiğini, 2021 yılı 2022 yılı için ödeme öngörülmediğini, zira şirketin bu aşamada mali durumunu düzenleyeceğini ve çek iskontası yapmaktan kurtulacağını, konkordatonun tasdiki akabinde 2023 yılının Ocak ayından itibaren 2025 yılının Ekim ayı başına kadar 36 aylık sürede borçlarının tamamının ödenmesi planlandığını, verilecek mühlet süresi akabinde, borçlarını faizsiz, herhangi bir tenzilat yapmadan 36 ay vadede ve %100 ödemeyi teklif ettiğini, böylece borçlarını 3 yıllık projeksiyon doğrultusunda tedarikçileri ile yapılan anlaşmalara bağlı kalınarak belirli bir vade içinde ödeme imkanı doğacağını iddia ederek, geçici ve kesin mühlet sonrasında konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. Alacaklıların bir kısmı müdahillik talebi ile birlikte sözlü ve/ veya yazılı beyanda bulunmuşlardır. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, borçlu şirket yetkilisi ve duruşmada hazır olan alacaklıların beyanı alındıktan sonra, geçici komiser raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, inandırıcı ve gerçekçi olmayan, iyi hazırlanmamış proje ve soyut çözüm önerileri ile kesin mühlete geçilemeyeceği, yapısal düzelme ve n...