DAVANIN KONUSU: Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı KARAR TARİHİ: 05/02/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından, davalı sigorta şirketine karşı destekten yoksun kalma tazminatı istemiyle açılan davada mahkemece; davanın kabulü ile 80.938,21 TL'nin temerrüt tarihi olan 31/05/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince: 2918 s. Kanun'un 86/2 ve trafik sigortası genel şartlar 6.A.d bendi gereğince davacılar murisi araç işleteninin kazada asli kusurlu olması sebebiyle davacıların tazminat hakları bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dosya istinaf aşamasında iken davacı vekilince 24.12.2020 tarihli...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/4095 KARAR NO: 2021/159 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/07/2019 NUMARASI : 2017/791 (E) - 2019/802 (K) DAVANIN KONUSU: Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı KARAR TARİHİ: 05/02/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından, davalı sigorta şirketine karşı destekten yoksun kalma tazminatı istemiyle açılan davada mahkemece; davanın kabulü ile 80.938,21 TL'nin temerrüt tarihi olan 31/05/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince: 2918 s. Kanun'un 86/2 ve trafik sigortası genel şartlar 6.A.d bendi gereğince davacılar murisi araç işleteninin kazada asli kusurlu olması sebebiyle davacıların tazminat hakları bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dosya istinaf aşamasında iken davacı vekilince 24.12.2020 tarihli dilekçeyle: Davalı tarafla haricen anlaşılmış olup sulh olunduğu, dava nedeniyle herhangi bir harç, tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti de taleplerinin bulunmadığı bildirilmiştir. Bilindiği ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 313/1 maddesinde düzenlendiği üzere sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. HMKnın 314. maddesinde sulhün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. HMKnın 315/1 maddesi ise Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. hükmünü amirdir. Yine, HMKnın "Sulhun zamanı" başlıklı 314. Maddesinin 1. fıkrasında sulhün, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, 7251 sayılı Kanun'un 30 md. ile eklenen 2. fıkrasında da; sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosyanın kanun yolu incelemesine gönderilmeyeceği ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verileceği öngörülmüştür. Anılan yasal düzenlemeler bağlamında somut olay ele alındığında; her ne kadar davacı vekili sulh beyanında bulunup tarafların bu konuda uzlaştıklarını belirtmiş ise de; dilekçesi ekinde sulh sözleşmesi sunulmadığı gibi, istinaf başvurusunda bulunan davalı tarafın dosyaya yansıyan herhangi bir beyanı veya açıklamasının bulunmadığı; yine davacı vekilinin sulhe göre karar verilmesini mi, yoksa, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini mi talep ettiği bildirilmemiştir. Bu durumda Dairemizce HMK'nın 314/2 maddesi uyarınca sulh çerçevesinde sö...