Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2022/408 · K. 2022/757
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2022/408 K. 2022/757

E. 2022/408K. 2022/7572 Haziran 2022
menfi tespityasal sürekredi sözleşmesiistinaf yolukefalet sözleşmesiadil yargılanma hakkıtazminattespit davasıuzlaşmamahkemeye erişim hakkıalacağın tahsilihaciz
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ile dava dışı ... Ltd.Şti ile arasında düzenlenen 17.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil sıfatıyla yer aldığını, kredi borcunun tahsil edilmemesi üzerine davalı bankaca hesabın kat edilerek borçlu ve kefiller hakkında takip başlatıldığını, ancak usulüne uygun şekilde düzenlenmiş bir kefalet sözleşmesi bulunmaması nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle müvekkilinin borcunun bulunmadığını, kefalet...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/408 KARAR NO: 2022/757 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 31/01/2022 NUMARASI: 2021/452 Esas - 2022/37 Karar DAVA: Menfi Tespit Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ile dava dışı ... Ltd.Şti ile arasında düzenlenen 17.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil sıfatıyla yer aldığını, kredi borcunun tahsil edilmemesi üzerine davalı bankaca hesabın kat edilerek borçlu ve kefiller hakkında takip başlatıldığını, ancak usulüne uygun şekilde düzenlenmiş bir kefalet sözleşmesi bulunmaması nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle müvekkilinin borcunun bulunmadığını, kefalet sözleşmesindeki yazıların müvekkilinin eli ürünü olmadığını, kefaletin türü, sorumlu olunan miktarı gibi kefaletin zorunlu unsuru olan el yazısıyla yazılması gereken kısımların kim tarafından yazıldığının bilinmediğini, kefalet kısmında yazılan bilgilerin müvekkilince kabul edilmediğini, müvekkilinin şirketin yetkilisi olarak bankaca verilen bir kısım belgeleri imzaladığını, bankanın kötü niyetli tavırları nedeniyle uzlaşma sağlanamadığını, takipte kesinleşen miktarın yaklaşık 26 milyon lira olduğunu, emekli olan müvekkilinin başka geliri bulunmadığını ve bir çok icra dosyasında hesapları ile mal varlığının hacizli olduğunu ileri sürerek, adli yardım talebinin kabulü ile müvekkilinin takip konusu borç nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının sürüncemede bırakılması amacıyla davanın ikame edildiğini, takibe yönelik itirazda kefalete ilişkin itiraz nedenlerinin sunulmayarak faize ve teminatların kefilin borcundan düşülmesine ilişkin itirazların sunulduğunu, basiretli bir tacir olan davalının şirket yöneticisi olarak ne tür belgeyi imzaladığını bilmesi gerektiğini, şirket yetkilisi olan davalının şirket adına kredi kullanırken kefil olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, el yazısının davacıya ait olup olmadığının bir öneminin bulunmadığını, şirket yetkilisi olan davacının çekilen kredi miktarını açıkça bildiğini, yazılı beyanın bir başkası tarafından yazılmasına ses çıkarmayan davalının sonradan bu iddiayı ileri sürmesinin dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesinin 27.07.2020 tarihli ara kararıyla, ...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 150

Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 72

(Değişik: 18/2/1965-538/43 md.)

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2022/553 · K. 2022/865

16 Haziran 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2022/375 · K. 2022/749

2 Haziran 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2022/408 · K. 2022/757

2 Haziran 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2022/553 · K. 2022/865

16 Haziran 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2022/858 · K. 2022/864

16 Haziran 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2022/395 · K. 2022/866

16 Haziran 2022