Taraflar arasındaki yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; İstanbul ticaret sicil müdürlüğü ... sicil numarası ile kayıtlı "Uluslararası Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik" alanında faaliyet gösteren, Tasfiye Halinde ...-... A.S de davacı ...'in kurucu ortak olarak 17.500 adet paya sahip yasal ve geçerli en son yönetim kurulu başkanı olduğunu, Şirketin halen faaliyet gösteremediğini, bir karar alamadığını, bu durumun yaklaşık 13 yıldan fazla bir süreden beri devam ettiğini, yönetim kurulu dahi seçilemediğini,bu süreçte...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/567 KARAR NO: 2022/861 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16.12.2021 NUMARASI: 2020/586 Esas - 2021/1044 Karar DAVA: Yönetici Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat Taraflar arasındaki yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; İstanbul ticaret sicil müdürlüğü ... sicil numarası ile kayıtlı "Uluslararası Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik" alanında faaliyet gösteren, Tasfiye Halinde ...-... A.S de davacı ...'in kurucu ortak olarak 17.500 adet paya sahip yasal ve geçerli en son yönetim kurulu başkanı olduğunu, Şirketin halen faaliyet gösteremediğini, bir karar alamadığını, bu durumun yaklaşık 13 yıldan fazla bir süreden beri devam ettiğini, yönetim kurulu dahi seçilemediğini,bu süreçte Şirketin sicilden terkin edildiğini, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/486E-, 2017/400K. Sayılı ve 02.05.2017 tarihli kararı ile İstanbul 2. Fikri Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/42E sayılı dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile ihya kararı verildiğini, Genel Kurul yapılmasına ilişkin olarak mahkemece yetki verilmesine rağmen, 09.09.2019 tarihinde yapılan Genel Kurul da, Toplantı Başkanı seçilemediğinden toplantının ertelendiğini, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde müvekkili tarafından açılan 2007/774 E. sayılı davada 07.04.2010 tarihli karar ile genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespit edildiğini, kararın Yargıtay incelemesi sonunda 30/12/2011 tarihinde kesinlestiğini, davalı ...'nun (6.750 adet paya sahip) mutlak butlan kararı ile yok hükmünde sayılan Yönetim kurulu başkanı,davalı ... ın ( 1.500 adet paya sahip)davalı ... in (1.000 adet paya sahip) davalı ...'in( 500 adet paya sahip ) mutlak butlan kararı ile yok hükmünde sayılan Yönetim Kurulu Üyeleri olduklarını, Davalıların 30.09.2007 ile 31.12.2012 tarihleri arasında tahrif edilmiş, yanıltıcı ve gerçeğe aykırı belgelere ve muhasebe ve hesap hileleri içeren kayıtlara dayalı olarak oluşturulan mali tabloları vergi dairesine sunduklarını, TTK m. 336/3 gereğince kanunen tutulması gereken defterlerin mevcut olmaması veya düzensiz bir şekilde tutulmasından davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun gündeme geleceğini, vergi usul kanunu gereği usulsüzlük cezasının söz konusu olacağını, Müvekkili davacı ...in usulsüz ve yasaya aykırı şekilde 2007 yılında yönetimden çıkarılmasından itibaren, 30.09.2007 ile 31.12.2012 arasında, davalıların baştan itibaren şirket içini boşaltmak amacıyla, şirket büyük ortağı olan davacı müvekkilini usulsüz ve hileli yollarla ş...