DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/06/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tedbir talep eden davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında açılan icra takibine konu bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, alacaklı ile aralarında hiçbir ticari ilişkinin olmadığını beyan ederek, müvekkili hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti ile tedbiren icra takibinin durdurulması yönünde karar verilmesi talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 16.07.2021 tarihli ara karar ile; "Davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, bu nedenle icra takibinin durdurulamayacağı gerekçesiyle, çoğun içinde az da vardır ilkesinden hareketle,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/807 KARAR NO: 2022/963 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/02/2022 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/06/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tedbir talep eden davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında açılan icra takibine konu bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, alacaklı ile aralarında hiçbir ticari ilişkinin olmadığını beyan ederek, müvekkili hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti ile tedbiren icra takibinin durdurulması yönünde karar verilmesi talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 16.07.2021 tarihli ara karar ile; "Davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, bu nedenle icra takibinin durdurulamayacağı gerekçesiyle, çoğun içinde az da vardır ilkesinden hareketle, İİK'nun 72/3.maddesi uyarınca icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi'' yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Söz konusu bu kararın istinaf başvurusuna konu edilmesi üzerine, Dairemizin 16.12.2021 tarih, 2021/1607 Esas, 2021/1579 Karar sayılı ilamıyla, istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, tedbir talep eden davacı vekilince, yeniden verilen dilekçe ile icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulması talep edilmiş, bu defa İlk Derece Mahkemesince 03.02.2021 tarihli ara karar ile Dairemizin önceki kararına atıfta bulunularak; "icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden davacının bu yöndeki talebinin reddine'' karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilince, her ne kadar 11.04.2022 tarihli istinaf dilekçesi ile, 16.07.2021 tarihli ara kararın istinaf edildiği belirtilmiş ise de; söz konusu ara kararın daha önce istinaf yasa yolundan geçerek kesinleştiği, ancak Mahkemece 03.02.2021 tarihli ara karar ile yeniden aynı doğrultuda bir karar verildiği görülmekle, istinaf başvurusunun 03.02.2021 tarihli ara karara yönelik olduğunun kabulüyle aşağıdaki şekilde değerlendirmeye geçilmiştir. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya ve tedbir talebine konu bononun sahtelik nedeniyle kıymetli evrak vasfında olmadığını, bu nedenle eldeki menfi tespit davasının dayanağının HMK'nın 209.maddesi olduğunu, bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken İİK'nun 73/3.maddesi çerçevesinde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçe...