İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili, müvekkilinin yetkili olduğu ... Tic. Ltd. Ştinin 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu döneminde 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamesinde belirtilen sermaye artırma hususunu gerçekleştiremediğinden resen münfesih konumuna geldiğini, 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 30/06/2012 tarihli ve 28339 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 26.06.2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun'un 38'inci maddesi ile geçici madde 7 eklenmiş olup, söz konusu madde ile münfesih olmasına veya sayılmasına karşın; tasfiye edilmeden ticaret sicili kayıtlarından terkin edilmeyen Anonim ve Limited şirketlerin tasfiyeleri...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/150 Esas KARAR NO: 2022/638 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/919 Esas - 2021/1080 Karar TARİH: 03/12/2021 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 20/04/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili, müvekkilinin yetkili olduğu ... Tic. Ltd. Ştinin 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu döneminde 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamesinde belirtilen sermaye artırma hususunu gerçekleştiremediğinden resen münfesih konumuna geldiğini, 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 30/06/2012 tarihli ve 28339 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 26.06.2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun'un 38'inci maddesi ile geçici madde 7 eklenmiş olup, söz konusu madde ile münfesih olmasına veya sayılmasına karşın; tasfiye edilmeden ticaret sicili kayıtlarından terkin edilmeyen Anonim ve Limited şirketlerin tasfiyeleri ile sicilden silinmesi ile ilgili düzenlemeler yapıldığını, müvekkilinin yetkili olduğu şirketin sicilin kaydının 07/07/2014 tarihi itibari ile kapalı olduğu tespit edilmiş ise de şirketin hala vergi levhasının güncel durumda olduğunu ve prim borcunun dahi bulunduğunu, vergi dairesine gerekli bildirimler yapılmadığından şirketin vergi ödemeye devam ettiğini, vergi kaydı devam eden şirketlerin hala faal olduğunun tespiti halinde bu husus gerekçe gösterilerek şirketin ihyasının talep edilebileceğini ileri sürerek şirketin vergi yükümlülüğünün devam etmesi sebebiyle yeniden ticaret siciline kaydına, şirketin limited şirket olarak devam edebilmesi için sermaye artırımı yapmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, resen terkin işleminin 6102 sayılı Kanunun Geçici 7nci maddesi, Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5inci maddesi, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğin 7. maddesi kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmamış olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. DAİREMİZİN ÖNCEKİ ...