İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/824 Esas sayılı dosyasından verilen, 17.05.2021 tarihli, ara kararının, istemde bulunan davacı avukatı tarafından istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 17.09.2021 tarih ve 2021/1183 Esas, 2021/1050 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü; Mahkemece verilen ara karar sonucunda; davacının alacağı toplanacak deliller, yapılacak yargılama ve bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğinden ve davalının araçları dava konusu olmadığından, ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiştir. Her ne kadar ara karar davacı avukatı tarafından istinaf edilmiş, dosya dairemize gönderilmiş ise de; Bir davada; Davalının, davacının açmış olduğu davadan haberdar olması, davaya cevap vermesi ve hatta...
T.C İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1396 KARAR NO : 2021/1179
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/824 DAVA TARİHİ : 31.12.2020 ARA KARAR TARİHİ : 17.05.2021 TALEBİN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 05.10.2021 KARARIN YAZ. TARİH : 05.10.2021
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/824 Esas sayılı dosyasından verilen, 17.05.2021 tarihli, ara kararının, istemde bulunan davacı avukatı tarafından istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 17.09.2021 tarih ve 2021/1183 Esas, 2021/1050 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü; Mahkemece verilen ara karar sonucunda; davacının alacağı toplanacak deliller, yapılacak yargılama ve bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğinden ve davalının araçları dava konusu olmadığından, ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiştir. Her ne kadar ara karar davacı avukatı tarafından istinaf edilmiş, dosya dairemize gönderilmiş ise de; Bir davada; Davalının, davacının açmış olduğu davadan haberdar olması, davaya cevap vermesi ve hatta cevap süresinin başlayabilmesi için dava dilekçesinin tebliğ edilmesi gerekir. Aksi durumun, ilgilinin hak arama hürriyetini kısıtlayacağına şüphe yoktur. Aslında hemen her hukuksal işlemin tebligat ile sonuç doğuracağını söylemek mümkündür. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi öncelikle tarafların duruşma gününden usulünce haberdar edilmesi ve böylece taraf teşkilinin sağlanması ile mümkündür. Bu yolla kişi, hangi yargı merciinde duruşması bulunduğuna, hakkındaki iddia ve isnatların neler olduğuna, yargılamanın safahatına, duruşmanın hangi tarihte yapılacağına, verilen kararın ne olduğuna, Tebligat Kanununda açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile vakıf olabilecektir. 6100 sayılı HMK'nun 27. maddesinde " hukuki dinlenilme hakkı " düzenlenmiştir. Buna göre davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere bu hak Anayasa'nın 36. Maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarının, açıklama ve ispat hakkının tam ve eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Hakim tarafları dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkı kullanmaları için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. (Y.H. G.K.'nun 2009/52 esas 2009/105 karar sayılı kararı) Görüldüğü üzere tar...