Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2018/8594 · K. 2019/9181
YargıtayYargıtay 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E. 2018/8594 K. 2019/9181

E. 2018/8594K. 2019/918123 Eylül 2019
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Ceza Hakimliği Taksirle ölüme neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Keşan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/01/2018 tarihli ve 2017/3262 soruşturma, 2018/163 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Edirne Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/06/2018 tarihli ve 2018/2321 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, 55271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinde yer alan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve...

Karar Metni

12. Ceza Dairesi 2018/8594 E. , 2019/9181 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Ceza Hakimliği Taksirle ölüme neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Keşan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/01/2018 tarihli ve 2017/3262 soruşturma, 2018/163 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Edirne Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/06/2018 tarihli ve 2018/2321 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, 55271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinde yer alan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda şüphelinin sevk ve idaresindeki aracıyla D-550/02 devlet karayolunda seyir halindeyken, yolun karşısına geçmek isteyen yaya Yılmaz Demire çarpması sonucu ölümüne neden olduğu, soruşturma kapsamında yapılan ölü muayenesi sonucunda kesin ölümün kafa travmasına bağlı olduğu, bilâ tarihli bilirkişi raporunda müteveffanın aslî kusurlu olduğu ve şüphelinin de kusurunun bulunmadığının belirtildiği, bu kapsamda müteveffanın ölümünde kendisi dışında bir kimsenin kusurunun bulunmadığından bahisle Keşan Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05/09/2013 tarihli ve 2012/19402, esas, 2013/19286 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere taksirle işlenen suçlardan dolayı kusurluluk değerlendirmesinin ancak mahkeme hâkimi tarafından yapılabileceği, kusurun belirlenmesi normatif bir değerlendirmeyle mümkün olmakla birlikte, konunun teknik bilgiyi gerektirmesi, hâkimin hukuk bilgisiyle sorunu çözemeyeceği durumlarda, bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinde dahi, bilirkişinin inceleme yetkisi kusurlulukla ilgili olmayıp, işin tekniği ve norma aykırı davranışın belirlenmesi ile sınırlı olacağı, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil, delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamak suretiyle bilirkişi raporlarına itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkına haiz bulunduğu, bilirkişi tarafından münhasıran hâkimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaması gerekmekle birlikte, bu yöndeki bir değerlendirmenin de hâkimi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığı, kaldı ki 31/07/2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Adlî Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesi uyarınca, tahkikat dosyaları üzerinde incelemeler yaparak kus...