Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkilinin davalı için boyama işi yaptığını, ancak cari hesap alacağının ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, davalının icra takibine itirazında hatalı boyama işlemi yapıldığını ve ihracatçıdan ödeme alamadıklarını ileri sürdüğünü, ancak hatalı boyamanın söz konusu olmadığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/410 KARAR NO: 2021/1943 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/10/2018 NUMARASI : 2018/347 Esas, 2018/988 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 19/10/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkilinin davalı için boyama işi yaptığını, ancak cari hesap alacağının ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, davalının icra takibine itirazında hatalı boyama işlemi yapıldığını ve ihracatçıdan ödeme alamadıklarını ileri sürdüğünü, ancak hatalı boyamanın söz konusu olmadığını, kaldı ki bugüne kadar bu hususta açılan bir dava veya tespitin de bulunmadığını, yine davalının 2017 yılında 10.140,57 TL tutarında alışveriş yapıldığını ve bunun bedelinin de banka kanalı ile ödendiğini iddia ettiğini, ancak taraflar arasındaki ilişkinin dava konusu faturalardan önce de olduğunu, takibe konu faturalara ilişkin ödeme yapılmadığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, yasal sürede davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davalı taraf icra dosyasına yaptığı itiraz itibariyle ayıplı üründen dolayı alacak borç ilişkisinin bulunmadığını beyan etmekte ise de, ayıplı ürünler hakkında herhangi bir ispat edecek delil sunulmadığı gibi ayıplı ürünler üzerinde inceleme yapılması için nerede bulunduğu hususunda bilgi dahi verilmediği, bu yüzden ayıp iddiasının kabul edilmediği, davacının yapmış olduğu ticari faliyet itibariyle takibe konu fatura kapsamında olduğu, alacak faturaya dayalı ve likit olduğundan icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptaline ve takibin devamına, dava konusu alacağın %20si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin davacıya boyanmak üzere teslim ettiği kumaşların hatalı boyama işlemine tabi tutulduğunu ve ayıplı olarak teslim edildiğini, bu nedenle müvekkilinin ihracatını yaptığı firmadan ödeme alamadığını ve zarara uğradığını, ancak davacının tüm kusurlarına rağmen iş bedelinin ödendiğini, taraflar arasında 2017 yılı içerisinde 10.140,57 TLlik iş yapıldığını ve bu iş bedelinin tamamının banka yoluyla davacıya ödendiğini, icra takibine itiraz dilekçesinde de bu hususun belirtildi...