DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/10/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirket aleyhine davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı çekin müvekkili tarafından boş olarak kaybedilen imzasız çeklerden olduğunu, takip sırasında imzaya ve borca itiraz ettiklerini ancak icra müdürlüğüne yapılan itirazın takibi durdurmadığından takibin kesinleştiğini ve borcun müvekkilince ödenmek zorunda kalındığını, çekin ön yüzündeki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, ayrıca müvekkiliyle lehtar ve cirantalar arasında da herhangi bir ilişki bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/64 Esas KARAR NO: 2021/1777 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/10/2018 NUMARASI: 2015/833 E., 2018/724 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/10/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirket aleyhine davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı çekin müvekkili tarafından boş olarak kaybedilen imzasız çeklerden olduğunu, takip sırasında imzaya ve borca itiraz ettiklerini ancak icra müdürlüğüne yapılan itirazın takibi durdurmadığından takibin kesinleştiğini ve borcun müvekkilince ödenmek zorunda kalındığını, çekin ön yüzündeki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, ayrıca müvekkiliyle lehtar ve cirantalar arasında da herhangi bir ilişki bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takip sırasında ödenen 58.177,78 TL'nin avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dava konusu çekin müvekkili bankanın kredi borçlusu şirket tarafından borçlarının teminatı olmak üzere müvekkili bankaya teslim edildiğini, daha sonra da takip başlattıklarını, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinden önce beş ciranta daha bulunduğunu, konuyla ilgili hazırlık soruşturmasının da devam ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemesince toplanan delillere ve alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre; dava konusu çekin ön yüzünde davacı şirket adına atılan imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığının anlaşıldığı gerekçeleriyle "davanın kabulü ile; İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında takibe konulan ... Bankası A.Ş. Bağcılar şubesinin ... çek numaralı 01.01.2015 keşide tarihli 46.880 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İcra takip dosyasına davacı tarafından ödenen toplam 58.177,78 TL nin ( 56.241,42 TL sinin ödeme tarihi olan 13.04.2015 tarihinden,1.936,36 TL sinin ödeme tarihi olan 15.04.2015 tarihinden itibaren) ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiş ve kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafında; çekte mücerretlik ilkesi nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, Türk Hukukunda kambiyo senedinin mücerretliği ilkesinin geçerli olduğunu, bu nedenle alacağın varlığının kanıtlanmasına gerek olmadığını, şahsi defilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının menfi tespit davası açmak yerine borcu ödeyip istirdat davası açmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacının icra takibinden sonra bu yola başvurmadığını, çekin 02/0...