İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasında çeklere dayalı olarak müvekkili aleyhine takip başlattığını, takibe konu çeklerdeki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını ancak davalının 36.000 YTL'si nakit, 20.000 YTL'si müşteri çeki olmak üzere toplam 56.000 YTL'yi haciz baskısıyla müvekkilinden tahsil ettiğini, müvekkilinin yoğun ticari faaliyetleri sebebiyle ve hesabında yeterli para olmasından dolayı toplam tutarı 95.000 YTL olan 4 adet çekin de davalı tarafından tahsil edildiğini, bu 4 adet çekteki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/1805 Esas KARAR NO: 2021/2025 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/03/2019 NUMARASI: 2011/47 E., 2019/231 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 01/12/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasında çeklere dayalı olarak müvekkili aleyhine takip başlattığını, takibe konu çeklerdeki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını ancak davalının 36.000 YTL'si nakit, 20.000 YTL'si müşteri çeki olmak üzere toplam 56.000 YTL'yi haciz baskısıyla müvekkilinden tahsil ettiğini, müvekkilinin yoğun ticari faaliyetleri sebebiyle ve hesabında yeterli para olmasından dolayı toplam tutarı 95.000 YTL olan 4 adet çekin de davalı tarafından tahsil edildiğini, bu 4 adet çekteki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, 95.000 YTL'nin davalıdan tahsiline, icradan tahsil edilen paranın istirdatına, ve % 40'tan aşağı olmak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, replik dilekçesinde; icradan tahsil edilen para ve çeklerin toplamının 60.968 YTL olduğunu, davalıya verilen çeklerden 2.288 YTL bedelli çekin karşılıksız çıktığını ve müvekkiline iade edildiğini, bu çekten dolayı da 410 YTL çek garanti bedeli ödediklerini, buna göre toplam dava değerinin 154.090 YTL olduğunu belirterek davanın bu miktar üzerinden kabulünü istemiştir. Davalı vekili; dava dilekçesinin yargılama yapmaya ve hüküm tesisine elverişli açıklıkta olmadığını, dava dilekçesinde hangi bedel üzerinden ne istendiğinin belli olmadığını, müvekkilinin çekleri ciro yoluyla iktisap ettiğini, ciro silsilesinin düzgün olduğunu, imzanın borçluya ait olduğunu, aksi halde dahi aynı imza ile başkaca çeklerin muhatap banka tarafından ödendiğini, BK'nun 449 ve 450.maddeler uyarınca ticari mümessilin iyi niyetli 3.kişilere karşı kambiyo taahhütlerinde bulunmasının ticari işletmeyi bağlayacağını bildirerek davanın reddi ile müvekkili lehine % 40'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemesince toplanan delillere ve alınan bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre; " davacı keşidecinin, imza inkarına dayalı olarak çekler yönünden borçlu olmadığının tespitine ilişkin olarak dava açtığı, dava dilekçesindeki açıklamalar ve iddianın ispatı bakımından somut olayda TTK'nın 644. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve davacı keşidecinin bu çekten ötürü sebepsiz zenginleşmediğini usulen kanıtlamak zorunda olduğu ancak işbu hususun huzurdaki davada davacı keşideci tarafından ispatlanamadığı, ayrı...