Tahkim itirazının kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile adresi Çin'de bulunan davalı arasında 2010 yılından bu yana devam eden bir ticari ilişki mevcut olduğunu,01/06/2013 tarihli Distribütörlük Sözleşmesi akdedildiğini müvekkili şirketin uzun yıllara yayılan satış, pazarlama vb. işlemleri yapan insan kaynağının temini ve eğitimi gibi yatırımları olduğunu, taraflar arasındaki münhasır distribütörlük sözleşmesinin, 1 Haziran 2020 tarihine kadar geçerli ve olmasına rağmen, davalı tarafın 13/06/2019 tarihinde henüz sözleşmenin sonlanmasına 1 yıl varken, elektronik posta yoluyla pazardaki değişiklikler vb. nedenlerle piyasaya artık kendilerinin gireceğini belirttiklerini,HMK 107. Maddesi kapsamında belirsiz alacak davası kapsamında, fazlaya...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1461 KARAR NO: 2022/320 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/03/2021 NUMARASI: 2020/276 Esas - 2021/182 Karar DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/03/2022 Tahkim itirazının kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile adresi Çin'de bulunan davalı arasında 2010 yılından bu yana devam eden bir ticari ilişki mevcut olduğunu,01/06/2013 tarihli Distribütörlük Sözleşmesi akdedildiğini müvekkili şirketin uzun yıllara yayılan satış, pazarlama vb. işlemleri yapan insan kaynağının temini ve eğitimi gibi yatırımları olduğunu, taraflar arasındaki münhasır distribütörlük sözleşmesinin, 1 Haziran 2020 tarihine kadar geçerli ve olmasına rağmen, davalı tarafın 13/06/2019 tarihinde henüz sözleşmenin sonlanmasına 1 yıl varken, elektronik posta yoluyla pazardaki değişiklikler vb. nedenlerle piyasaya artık kendilerinin gireceğini belirttiklerini,HMK 107. Maddesi kapsamında belirsiz alacak davası kapsamında, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla,sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız feshi nedeniyle kâr kaybı 5000- TL'nin, atıl kalan yatırımlar sebebiyle 5.000- TL, Portföy tazminatı olarak 5.000- TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; ... ile davacı arasında 01.06.2013 tarihli "Birinci Sözleşme" imzalandığını, bu sözleşmenin 4 yıl süreli olup yürürlükten kalkdığını, yürürlükten kalkmış bir sözleşmeye dayanarak sözleşmenin tarafına karşı istemde bulunulmasının kötüniyetli olduğunu, akabinde dava dışı ... Ltd. arasında 21.08.2015 tarihinde ayrı bir sözleşme imzalandığını, bu şirketin ticari unvan değişikliği ile. . Ltd.ünvanın aldığını, 2015 sonrasında işbu ikinci sözleşme üzerinden ve dava dışı şirket ile yürütüldüğünü, davanın pasif taraf sıfatı eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini,tahkim ilk itirazında bulunduklarını, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığını, ikinci sözleşmenin, ...'un unvanını ... olarak değiştirmesinin ardından, 15.07.2019 tarihinde feshedildiğini beyan ederek davanın öncelikle usulden, bu olmazsa haksız davanın herhalde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece,4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 5. maddesi, 6100 sayılı HMK'nin 116/1-b, 117 ve 413/1 maddeleri uyarınca taraflar arasında imzalanan 2015 tarihli sözleşmede düzenlenen tahkim şartı nedeniyle önce tahkime başvurulması gerektiğinden bahisle ve tahkim ilk itirazı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davalarını 2013 tarihli tek satıcılık sözleşmesine dayandırdıklarını bu nedenle 2015 tarihli sözleşmede yer alan tahkim şartının dava şartı olarak aranamayacağını, aksi halde 2015...