6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 08.05.2021 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı arasında 05.06.2015 tarihinde, İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mah. ... Caddesi, ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı arazi üzerinde bulunan bodrum katları dahil 6 kat, toplam 8120 metrekare inşaat alanına sahip yapının projelerinin incelenmesi, ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi işi için yapı denetim hizmeti sözleşmesi yapıldığını, 15.02.2021 tarihli yapı denetim hizmet sözleşmesi gereğince, müvekkilinin borcunun yapıyı her aşamada denetlemek, davalının borcunun ise hakediş bedellerini ödemek olduğunu, bu durum ilgili sözleşmenin 7. Maddesinde belirtildiğini, dava dosyasına sundukları hakediş raporlarıyla alacağın sabit olduğunu, davalının hakediş bedelini ödememesi üzerine davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1779 Esas KARAR NO: 2021/1492 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ: 25/05/2021 NUMARASI: 2021/332 Esas TALEP: İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ: 17/12/2021 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 08.05.2021 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı arasında 05.06.2015 tarihinde, İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mah. ... Caddesi, ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı arazi üzerinde bulunan bodrum katları dahil 6 kat, toplam 8120 metrekare inşaat alanına sahip yapının projelerinin incelenmesi, ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi işi için yapı denetim hizmeti sözleşmesi yapıldığını, 15.02.2021 tarihli yapı denetim hizmet sözleşmesi gereğince, müvekkilinin borcunun yapıyı her aşamada denetlemek, davalının borcunun ise hakediş bedellerini ödemek olduğunu, bu durum ilgili sözleşmenin 7. Maddesinde belirtildiğini, dava dosyasına sundukları hakediş raporlarıyla alacağın sabit olduğunu, davalının hakediş bedelini ödememesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, başvurmuş oldukları zorunlu arabuluculuktan anlaşma sağlanamadığını, alacağın hakediş raporlarıyla sabit olduğunu, şirket ticari kayıtları ile dosyaya sunulan ve celbi istenilen deliller üzerinde yapılacak incelemeyle alacağın sabit olduğunu, muhtemel zararların telafisi için ihtiyati haciz talep ettiklerini belirterek davalının taşınır, taşınmaz ve 3. kişilerdeki alacak ve hakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 25/05/2021 tarihli ara kararında özetle; İİK m. 258'de aranan ispat ölçüsünün tam ispat değil, yaklaşık ispat olduğu, alacağın varlığı ve muacceliyeti ile ilgili kanaat verici belgenin varlığının şart olduğu, alacağın muaccel olup olmadığının ve muaccelse miktarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiği, yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU Davacı vekili 31.05.2021 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; İİK. m. 258/1 hükmüne göre, alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesine gerek olmadığını, mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesinin yeterli olacağını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmemesi şeklinde bir koşulun kanunda öngörülmediğini, TBK m. 74 gereği borçların, doğumu anında muaccel olduğunu, muhtemel zararların telafisi için ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/332 E. sayılı davasında, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını talep...