İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından olup ana sözleşme uyarınca müvekkilinin %10 hissesinin bulunmakta olduğunu, davalı şirketin 2 adet inşaat projesi gerçekleştirdiğini, ilk projenin 1933 yılında bitirildiğini, 1994 yılında yeni projeye başlandığını ve en son 1993-2000 yılları arasında şu an şirket merkezinin bulunduğu adresteki inşaatın yapılıp teslim edildiğini, bu projeden sonra şirketin herhangi bir faaliyetinin olmadığını, bu arada bu projeler nedeniyle davalı şirkete düşen bu iki dairenin şirketin çoğunluk hisse ortağı ve davalılar murisi ... tarafından satıldığını ve bir dükkanın da kiraya verildiğini, ...'ün vefatı üzerine müvekkilinin davalılardan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/648 Esas KARAR NO : 2018/559 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2017 (Ara Karar) NUMARASI : 2017/1294 Esas DAVA : Tespit - İhtiyati Tedbir Talebi KARAR TARİHİ: 06/06/2018 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından olup ana sözleşme uyarınca müvekkilinin %10 hissesinin bulunmakta olduğunu, davalı şirketin 2 adet inşaat projesi gerçekleştirdiğini, ilk projenin 1933 yılında bitirildiğini, 1994 yılında yeni projeye başlandığını ve en son 1993-2000 yılları arasında şu an şirket merkezinin bulunduğu adresteki inşaatın yapılıp teslim edildiğini, bu projeden sonra şirketin herhangi bir faaliyetinin olmadığını, bu arada bu projeler nedeniyle davalı şirkete düşen bu iki dairenin şirketin çoğunluk hisse ortağı ve davalılar murisi ... tarafından satıldığını ve bir dükkanın da kiraya verildiğini, ...'ün vefatı üzerine müvekkilinin davalılardan şirketin tasfiyesini ve tasfiye sonunda hissesine düşen bedeli talep ettiğini, kendisine şirkette hissesinin bulunmadığının bildirildiğini, 2002 yılından itibaren genel kurul tutanaklarından müvekkili isminin geçmediğini, usulüne uygun olmayan toplantılar ve müvekkiline haber verilmeden yapılan genel kurullar ile müvekkili adına atılan sahte imzalarla müvekkilinin şirketteki hissesinin yok edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin ciddi zarara uğramaması için davalı şirketin ticaret sicil adresinin bulunduğu yerde üzerinde kayıtlı olan gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konularak satış yapılmasının önlenmesine, müvekkilinin % 10 hissesinin tespiti ile ticaret sicile tescil edilmesine, bu talebin kabul görmemesi veya dava devam ederken şirkete ait gayremenkullerin satılması halinde % 10 hisseyi tekabül eden değerin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile, davacının aradan geçen 23 yıl sonra ve müvekkillerinin miras bırakanı davalı ... ..ün vefatından sonra hemen bu davayı açtığını, bu kadar süre bekleyen bir kişinin bugün dava açar açmaz tedbir isteminin müvekkillerini fiilen sıkıştırmak için olduğunu, zira şirketin aradan geçen süre içerisinde herhangi bir mal varlığını satmadığını, müvekkillerinin kötü niyetli hareket etmediklerini savunarak davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile, davacının davasında ihtiyatı tedbir verilmesine gerek olmadığını, çünkü Ticaret Sicil dosyası geldiğinde evraklardan görüleceği üzere hak kaybı olmadığını savunarak, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk ...