Taraflar arasındaki alacak davasında; Kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin İstanbul 6.Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/1433 D.İş sayılı dosyasıyla kayyum olarak atandığını, atamadan sonra şirket bünyesinde yapılan araştırmada geriye dönük olarak bir takım muvazaalı işlemler yapıldığı ve şirketin malvarlığının boşaltıldığının anlaşıldığını, şirket adına kayıtlı ...plakalı aracın 20/11/2015 tarihinde o tarihte şirket çalışanı olan davalıya satıldığını, ancak satış bedelinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18.HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI ESAS NO : 2018/942 KARAR NO : 2018/972 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/09/2017 NUMARASI : 2016/489 Esas, 2017/671 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 30/05/2018 Taraflar arasındaki alacak davasında; Kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin İstanbul 6.Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/1433 D.İş sayılı dosyasıyla kayyum olarak atandığını, atamadan sonra şirket bünyesinde yapılan araştırmada geriye dönük olarak bir takım muvazaalı işlemler yapıldığı ve şirketin malvarlığının boşaltıldığının anlaşıldığını, şirket adına kayıtlı ...plakalı aracın 20/11/2015 tarihinde o tarihte şirket çalışanı olan davalıya satıldığını, ancak satış bedelinin ödenmediğinin anlaşıldığını, yapılan satışın muvazaalı olduğunun diğer bir kanıtı ise kasko bedelinin çok altında satılmış olduğunu belirterek, araç satış sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunun tespitine ve dava konusu aracın davacı şirket adına tesciline ve teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu aracın satış tarihinde ... Gazetecilik şirketinde çalışmadığını, bu nedenle aracın bir çalışana satılmasından hareketle muvazaa iddiasının söz konusu olmayacağını, müvekkili işten ayrıldığında işyerinde yılsonu performans priminden kaynaklı 40.000,00 TL tahakkuk etmiş alacağının mevcut olduğunu, bu alacağa ilişkin olarak dava konusu aracın satışının teklif edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davanın kayyum tarafından 13/05/2016 tarihinde açıldığı, davacının 670 sayılı KHK çerçevesinde sicilden terkin edildiği gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, 16/10/2017 tarihinde kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiğine dair karara kesinleşme şerhi verilmiştir. Davacı vekili tarafından 09/02/2018 tarihinde verilen istinaf dilekçesiyle; davacı şirketin 27/07/2016 tarihinde yayımlanan 668 sayılı KHK ile kapatıldığını, kapatma sonrası davanın takip yetkisinin ...'nda olduğunu, dosyanın re'sen ele alınarak ...'na tebligat yapılmaksızın dava şartı yokluğundan red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca kapatılan Kurumu temsile yetkisi bulunmayan vekile tebliğin usulsüz olduğunu ve dolayısıyla kesinleşme şerhinin de yok hükmünde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı istinafa cevap vermemiştir. Dava FETÖ/...