Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/4917 · K. 2021/2108
YargıtayYargıtay 16. Ceza Dairesi

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E. 2020/4917 K. 2021/2108

E. 2020/4917K. 2021/21088 Mart 2021
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak; TCKnın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCKnın 62, CMKnın 283/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm incelenmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın "Davaya Yeniden Bakacak Mahkemenin İşlemleri" başlıklı 307. maddesinin (1) ve (2). fıkraları aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. "1) Yargıtay dan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar....

Karar Metni

16. Ceza Dairesi 2020/4917 E. , 2021/2108 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak; TCKnın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCKnın 62, CMKnın 283/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm incelenmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın "Davaya Yeniden Bakacak Mahkemenin İşlemleri" başlıklı 307. maddesinin (1) ve (2). fıkraları aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. "1) Yargıtay dan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. (2) Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir." Söz konusu yasal düzenleme irdelendiğinde, asıl olanın Yargıtay tarafından verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkemenin ilgilileri her halükarda dinlemesi ve sonrasında hüküm kurmasıdır. Ancak burada istisna durum, "sanık, müdafii, katılan veya vekilinin bilinen adreslerine tebligat yapılamaması ya da tebligat yapılmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri" halidir ki, bu durumda bile sanık hakkında verilecek ceza bozmaya konu olan cezadan daha ağır olacak ise her halükarda dinlenmesi gerektiği açıktır. Dosya kapsamının incelenmesinde; Yargıtay'ın bozma kararından sonra dosyanın gönderildiği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi bozma kararma uyarak, ilk önce sanığın bozmaya karşı diyeceklerini sormak ve beyanlarını almak amacıyla Söke Ağır Ceza Mahkemesine talimat yazdığı, ancak müdafınin sonradan ibraz ettiği rapordan da görüleceği üzere, sanığın talimat duruşmasına katılamadığından beyanlarının alınamadığı, ancak buna rağmen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi bozma kararına uyarak açmış olduğu duruşma sonrası yapılan işlemler neticesinde, bozma sonrası gelen bilgi ve belgeleri de dikkate alarak "sanığın örgütsel konumunu ve faaliyetlerini" gerekçe göstererek temel cezanın belirlenmesi esnasında bozmadan önceki cezadan daha ağır bir cezayı temel ceza olarak belirlediği, peşinden de sanığın kazanılmış hakkını gözeterek sanığın cezasını bozmadan önceki cezaya indirdiği görülmektedir. Bu açıklamalar karşısında somut olay irdelendiğinde; CMK'nın 307/2 fıkrasının son cümlesinde de açıkça belirtildiği üzere, bozmadan sonra sanığa verilecek ceza daha ağır bir ceza ise sanığın mutlaka dinlenmesi gerekmektedir. ...