İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının, Davalının temsilcilerine 15.10.2000 tarihli teslim-tesellüm belgesi adlı belge ile 55.200 DEM (Alman Markı) tutarında para verdiğini; bu paranın davalının yüksek faiz kazancı vaatlerine karşılık verildiğini: Davalının para toplama faaliyetlerinin muhtelif kanunların hükümlerine aykırı olduğunu; bu kapsamda paranın toplandığı tarihte yürürlükte olan Bankalar Kanununun md. 10 hükmünün, Sermaye Piyasası Kanunumun md. 7, 30, 31 hükümlerinin, TTKnın md. 20 hükmünün, Borçlar Kanununun md. 28 hükmünün ihlal edildiğini belirterek; davalıdan tahsil edilen 28.223,31 EURO (55.200 DEM)nun tahsil tarihi itibarı ile 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faiziyle...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/686 Esas KARAR NO : 2019/562 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2015/136 Esas 2018/167 Karar TARİH : 27/02/2018 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/04/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının, Davalının temsilcilerine 15.10.2000 tarihli teslim-tesellüm belgesi adlı belge ile 55.200 DEM (Alman Markı) tutarında para verdiğini; bu paranın davalının yüksek faiz kazancı vaatlerine karşılık verildiğini: Davalının para toplama faaliyetlerinin muhtelif kanunların hükümlerine aykırı olduğunu; bu kapsamda paranın toplandığı tarihte yürürlükte olan Bankalar Kanununun md. 10 hükmünün, Sermaye Piyasası Kanunumun md. 7, 30, 31 hükümlerinin, TTKnın md. 20 hükmünün, Borçlar Kanununun md. 28 hükmünün ihlal edildiğini belirterek; davalıdan tahsil edilen 28.223,31 EURO (55.200 DEM)nun tahsil tarihi itibarı ile 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile yargılama ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davanın zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını; davacının hisse senetlerinin sahibi olmakla, davalı şirkette hissedar olduğunu, hisse senetlerini elinde bulundurduğunu, hisse senetlerinin hamiline yazılı olduğu ve devredip devretmediği bilinmediğinden halen davacının elinde olup olmadığının belli olmadığını, davacının ancak hamiline yazılı senetleri elinde bulundurduğunu ispat ederek, hisse senedi haklarını talep edebileceğini; davanın niteliğinin alacak davası değil, ortaklık ve ortaklık paylarına ilişkin bir dava olması gerektiğini, davacının hisse değerindeki ortaklığının halen devam ettiğini, ancak kâr payı talebinde bulunulabilmesi için, şirketin öncelikle faaliyetlerinden kâr elde etmesi ve dağıtma kararının verilmesi gerektiğini, davalı şirketin Türkiyenin zor ekonomik koşullarında yıllar içinde ayakta kaldığını, davacının ortağı olduğu şirket hakkında sahip olduğu ortaklık haklarını kullanmak yerine, ortağı olduğu şirkete tazminat davası açmak ile yasaları hiçe saydığını, davanın kötü niyetli olduğunu, davanın Türk Medeni Kanunu md. 2 hükmüne aykırı olduğunu, davacının hisse senetlerinin değerinin güncel değerinin hesaplanarak, talep edebileceği bedelin belirleneceğini, bu güncel değer dışında faiz hesaplanmasının mümkün olmadığını bildirmek suretiyle davacının yasal olmayan, şirket hisse senetleri halen var ve değeri belirlenememiş iken, alacak talebine, alacak için talep ettiği faize, faiz oranına, faizin başlangıç tarihine ve talebinin bütününe itirazlarının kabulü ile davanın reddine, davacı hakkında tazminat davaları açma haklarının ...