Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı Vakfın, davalı Şirketin %77 hissedarı olduğunu, davacı vakfın kurucusu...'un vefatından sonra esasen vakıf senedinde yazılı usul ile oluşturulması ve toplanması gereken vakıf organlarının usulsüz olarak toplandığını, toplantı ve/veya karar yeter sayıları olmaksızın kararlar alındığını, bu şekilde usulsüz alınan kararlardan bir tanesinin de davacı vakıf tüzel kişiliğini temsil etmek üzere ... adlı kişinin davalı şirket genel kurulunda görevlendirilmesi olduğunu, TTK 361.maddesi uyarınca usulsüz bir şekilde vakfı temsil eden gerçek kişinin katıldığını, vakfın kendisini temsil edecek kişiyi kendi yetkili organlarınca resmi senedinde yazan usulle seçeceği ve davalı şirkette kendisini bu gerçek kişi aracılığıyla temsil ettireceğini, davacı vakfın yetkisiz kişilerce temsil edildiğinin mahkeme kararı ile de sabit olduğunu, davalı şirketin genel...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2018/224 KARAR NO : 2018/292 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : 2014/470 DAVANIN KONUSU : Kayyımlık (Kayyım Atanması) Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı Vakfın, davalı Şirketin %77 hissedarı olduğunu, davacı vakfın kurucusu...'un vefatından sonra esasen vakıf senedinde yazılı usul ile oluşturulması ve toplanması gereken vakıf organlarının usulsüz olarak toplandığını, toplantı ve/veya karar yeter sayıları olmaksızın kararlar alındığını, bu şekilde usulsüz alınan kararlardan bir tanesinin de davacı vakıf tüzel kişiliğini temsil etmek üzere ... adlı kişinin davalı şirket genel kurulunda görevlendirilmesi olduğunu, TTK 361.maddesi uyarınca usulsüz bir şekilde vakfı temsil eden gerçek kişinin katıldığını, vakfın kendisini temsil edecek kişiyi kendi yetkili organlarınca resmi senedinde yazan usulle seçeceği ve davalı şirkette kendisini bu gerçek kişi aracılığıyla temsil ettireceğini, davacı vakfın yetkisiz kişilerce temsil edildiğinin mahkeme kararı ile de sabit olduğunu, davalı şirketin genel kurulunun iptal edilmesinin gerektiğini, dava dilekçesindeki ayrıntılı açıklamalar kapsamında, davalı şirketin her türlü borçlandırıcı işlem yapmaktan tedbiren men edilmesine veya davalı şirketin yönetimine kayyım atanmasına, Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/483 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına ve nihayetinde TTK.'nun. amir 361.maddesi kapsamında davalı şirketin 06/12/2011 tarihinde yapılan 2010 yılı genel kurulunun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; öncelikle, TTK.m.381 son gereğince şirketin muhtemel zararlarına karşı davacının teminat göstermesine karar verilmesini, cevap dilekçesinde ayrıntılı açıklamalar kapsamında haksız ve usul ve yasaya aykırı hukuki dayanaktan yoksun davanın yetkisiz temsil nedeniyle husumet yönünden ve dava şartlarının yokluğu nedeniyle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili talep dilekçesinde; dava dilekçesinde tedbir talep edildiğini, davanın açıldığı tarihten uzun bir süre geçmesine rağmen TTK 449.maddesi gereğince genel kurulda alınan kararların icrasının ertelendiğini, verilen tedbir kararının davanın kabulü anlamını taşıdığını, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, alınan teminatın yetersiz olduğunu belirterek 15/06/2017 tarihli ara kararına yönelik itirazlarının kabulü ile verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi, davalının 15/06/2017 tarihli ara kararı ile alınan yürütmenin durdurulmasına yönelik kararlara itirazının reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İNCELEME GEREKÇE: İlk derece mahkemesi 15/06/2017 tarihli ara kararı ile, 2010 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 4,6,9,10 ve 11 no ile alınan kararların yürütmesinin durdurulmas...