Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; davalının müvekkili şirketin eski ortağı ve müdürü olduğunu, davalının gerçekte hiçbir alacağı olmadığı halde, müvekkili şirket adına tescilli olan bir gayrimenkul üzerine kendisinin alacaklı olduğuna dair ipotek tesis ettirdiğini ve bu işlemi de hem borçlu şirket müdür hem de alacaklı asil sıfatıyla kendisi bizzat kendisinin imza ettiğini, ardından şirketteki hisselerini İsmail Tuna'ya devrettiğini, şirket aleyhine İstanbul .... İcra Müd. ... -esas sayı ile icra takibine başladığını, iş bu icra takibinin davacı şirkete ulaşmadan her nasılsa kesinleştirildiğini, icra takibinden 11.03.2020 tarihinde haricen haberdar olduktan sonra davalıdan şirkete bir borç girişi olmadığının görüldüğü , bu kötü niyetli hareketin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/442 KARAR NO : 2021/520 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2020 NUMARASI: 2020/258 Esas-2020/587 Karar DAVA: Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2021 Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; davalının müvekkili şirketin eski ortağı ve müdürü olduğunu, davalının gerçekte hiçbir alacağı olmadığı halde, müvekkili şirket adına tescilli olan bir gayrimenkul üzerine kendisinin alacaklı olduğuna dair ipotek tesis ettirdiğini ve bu işlemi de hem borçlu şirket müdür hem de alacaklı asil sıfatıyla kendisi bizzat kendisinin imza ettiğini, ardından şirketteki hisselerini İsmail Tuna'ya devrettiğini, şirket aleyhine İstanbul .... İcra Müd. ... -esas sayı ile icra takibine başladığını, iş bu icra takibinin davacı şirkete ulaşmadan her nasılsa kesinleştirildiğini, icra takibinden 11.03.2020 tarihinde haricen haberdar olduktan sonra davalıdan şirkete bir borç girişi olmadığının görüldüğü , bu kötü niyetli hareketin aslında yeni ortak İsmail'e zarar vermek amacıyla yapıldığı kuvvetle muhtemel olduğunu, ancak niyet bu olsa dahi borçlandırılan kişi şirket tüzel kişiliği olduğundan, menfi tespit davası açılması da gerektiğini, müvekkil şirketin ortağının, şahsi borcunun şirket tüzel kişiliğinden talep edilemeyeceğini,müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine,taşınmaz üzerinde yer alan ipotek kaydının terkinine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacı şirketin yetkilisinin müvekkiline olan borçlarını açıkça ikrar ettiğini, davacı şirketin hisselerini tehdit baskı sonucunda ele geçirildiği için hisse devrinin iptali için dava açılmak üzere arabulucuya başvuruda bulunulduğunu, değerli gayrimenkule sahip olan davacı şirketin hisse devrinin bila bedel yapılması ve müvekkilinin şirket yetkilisinden alacaklı olması dahi menfi tespit talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ispata yeterli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; dava konusu ihtilaf dava konusu icra takibinden ve ipotek işleminden dolayı davacı şirketin davalıya borçlu olup olmadığı, ipoteğin terkininin gerekip gerekmediğine ilişkin olup,davalının tacir olmadığı, görev hususunun, işlemin yapıldığı anda şirket ortağı olup olmadığına göre belirlenmesi gerektiği, şirket ortağı olduğu döneme ilişkin yapılan işlemden kaynaklı olması halinde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu,aksi halde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevinde olduğu, dava konusu ihtilafa ilişkin borçlandırıcı (ipotek tesis) işlemin davalının şirket ortaklığından ayrılmasından sonra gerçekleşmesi ve ayrıca davalının tacir olmaması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, yargılamanın her aşamasında gö...