"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 04.05.2017 tarih ve 2015/415 E. - 2017/154 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.02.2020 tarih ve 2017/1670 E. - 2020/193 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; 2008/05503 (BALEA N) ve 2008/5467 (BALEA) numaralı markaların davalı adına tescilli olduğunu, davalılar adına kayıtlı...
11. Hukuk Dairesi 2020/1503 E. , 2021/1248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 04.05.2017 tarih ve 2015/415 E. - 2017/154 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.02.2020 tarih ve 2017/1670 E. - 2020/193 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; 2008/05503 (BALEA N) ve 2008/5467 (BALEA) numaralı markaların davalı adına tescilli olduğunu, davalılar adına kayıtlı bulunan markaların 5 yıldan fazla bir süredir kullanılmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli BALEA VE BALEA N markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının 556 sayılı KHKnın 14. maddesi gereğince markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ettiği, ancak, dava açıldıktan sonra yargılama devam ederken 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHKnın 14. maddesinin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının, iptal edilen yasa kuralına dayanılarak daha önce verilip kesinleşmiş olan hükme etkili olmasının olanaklı olmadığı, ancak derdest davalara uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı maddi anlamda kesinleşmiş hükümler dışında kalan davalar yönünden usuli kazanılmış hakkın istisnası olduğu, davanın yasal dayanağını oluşturan KHK'nın 14. maddesi ortadan kalkmış olup, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu geriye yürüyemeyecek olması nedeniyle, bu kanuna göre uyuşmazlık çözümlenemeyecek olup, uluslararası anlaşma hükümleri görülen davalarda doğrudan hüküm sebebi olmayıp, davaya konu uyuşmazlık TRİPS uluslararası anlaşma hükümlerine göre çözümlenemeyeceğinden, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları reddine, ancak, yargılama sırasında, davanın dayanağını oluşturan kanun maddesinin iptali nedeniyle dava red edilmesi gerektiğinden, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf itirazları yerinde olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanı...