Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2017/1474 · K. 2021/84
YargıtayYargıtay Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/1474 K. 2021/84

E. 2017/1474K. 2021/8416 Şubat 2021
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın yargı yolu yönünden reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı ... İl Özel İdaresi (İdare) vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Dicle Nehri kıyısında kaçak kum çıkarıldığı ihbarı üzerine yaptığı incelemeler sonucunda davalılarca kaçak kum çıkarıldığının tespiti ile İl Daimi Encümenliğince 5177 sayılı Kanunla değişik 3213 sayılı Maden Kanununun (3213 sayılı...

Karar Metni

Hukuk Genel Kurulu 2017/1474 E. , 2021/84 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın yargı yolu yönünden reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı ... İl Özel İdaresi (İdare) vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Dicle Nehri kıyısında kaçak kum çıkarıldığı ihbarı üzerine yaptığı incelemeler sonucunda davalılarca kaçak kum çıkarıldığının tespiti ile İl Daimi Encümenliğince 5177 sayılı Kanunla değişik 3213 sayılı Maden Kanununun (3213 sayılı Kanun/Maden Kanunu) 2. ve 16. maddelerine göre davalı şirketlerin İl Özel İdaresinden ruhsat almadan kaçak kum çektikleri gerekçesiyle Maden Kanununun 12. maddesi ile 1(a) Grubu Madenleri İle İlgili Uygulama Yönetmeliğinin 18. maddesi gereğince kaçak çekilen kum ve çakılın ocak başı metreküp satış fiyatının beş katı tutarında idari para cezası verildiğini, 05.05.2005 tarihli yazı ile idari para cezasının ödenmesinin istendiğini, süresinde ödenmemesi üzerine Diyarbakır 3. İcra Müdürlüğünün 2005/4175 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar vekili tarafından yapılan haksız itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalıların Diyarbakır 3. İcra Müdürlüğünün 2005/4175 E. sayılı takibine yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına mahkûm edilmelerini talep etmiştir. 5. Davanın devamı sırasında ... İl Özel İdaresinin 6360 sayılı Kanun ile tüzel kişiliği sonlandırıldığından dava ... Yatırım, İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından takip edilmiştir. Davalı Cevabı: 6. Davalılar Azc Hazır Beton İth. Mad. Tekst. Ürün. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti ve Bienko İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketlerin ... (Üniversite) ile yaptıkları sözleşmeye dayanarak üniversite arazisi içinde bulunan sahadan Üniversitenin inşaatlarında kullanmak üzere kum ve çakıl aldıklarını, Maden Kanununun 14. maddesine göre kamu kurum ve kuruluşlarına yol, köprü gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat ham maddelerinin üretimi için Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca (Bakanlık) izin verildiğini, davalıların Üniversitenin Bakanlıktan izin alıp almadığını bilmesinin veya denetlemesinin mümkün olmadığından sorumlu tutulmamaları gerektiğini, ocaklarla ilgili ruhsat verme ve işlem yapma yetkisinin Milli Emlak Müdürlüğünde olduğunu, ayrıca davacı İdarenin 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun (6183 sayılı Kanun) hükümleri yerine genel hükümlere göre takip yapmasına olanak bulunmadığını, adli yargının değil idari yargının görevli olduğunu ve göre...