Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, kararda yazılı nedenlerle verilen ihtiyati haciz talebinin reddine karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin taşımacılık alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirket tarafından vermiş olduğu hizmet kapsamında davalı şirkete adına muhtelif faturaların keşide edilmiş olduğunu, davalı şirketin defaten ödemelerde bulunduğunu kalan bakiye borç tutarının ise 349.632,27 TL olduğunu, tarafımızca İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası aracılığıyla ilamsız icra takibi başlatılmış olup, davalı şirketin takibe hiç bir gerekçe göstermeksizin itiraz etmiş olduğunu, davalı şirket hakkında...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/385 KARAR NO : 2020/420 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/12/2019 tarihli ara kararı. NUMARASI : 2019/1125 Esas DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, kararda yazılı nedenlerle verilen ihtiyati haciz talebinin reddine karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin taşımacılık alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirket tarafından vermiş olduğu hizmet kapsamında davalı şirkete adına muhtelif faturaların keşide edilmiş olduğunu, davalı şirketin defaten ödemelerde bulunduğunu kalan bakiye borç tutarının ise 349.632,27 TL olduğunu, tarafımızca İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası aracılığıyla ilamsız icra takibi başlatılmış olup, davalı şirketin takibe hiç bir gerekçe göstermeksizin itiraz etmiş olduğunu, davalı şirket hakkında gerçekleştirilen piyasa araştırmasında, davalı şirketin malvarlığını eritme gayesi içinde bulunduğunun tespit edildiğini,dosyaya ibraz edilen belgelerin delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğinden tanık deliline dayanmış olduklarını belirterek, borçlunun ödeme emrine ve borca itirazlarının iptaline ve icra takibinin devamına, davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İİK'nun 257. maddesi uyarınca ihtiyaten haczine, borçlu aleyhine %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, kararı verilmesini talep ve dava istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK'nın 200. maddesinde yer alan düzenleme gereği somut uyuşmazlıkta tanık deliline dayanılamayacağını, davacı tarafın delil olarak sunduğu faturaların ispat için yeterli olmadığını, müvekkili şirketin ticari defterlerinin davacının iddialarını doğrulamadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar vrilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 27/12/2019 tarihli kararında; "...İİK 257 ve devamı maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati hacze karar verilmelidir. Bu itibarla taraflar arasındaki uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden, istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediğinden, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden ve yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz isteminin bu aşamada reddine... " karar vermiştir. Bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf b...