Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair hükme karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay bozma ilamı üzerine duruşmalı olarak dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından gerçekleştirilen hasarların müvekkili şirket tarafından giderildiğini, hasar bedellerini gösterir faturaların davalıya gönderilmesine rağmen hasar bedeli ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2013/20282 sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmayacak miktarda icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ .... KARAR TARİHİ : 16/03/2022
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/10/2017 NUMARASI :.... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair hükme karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay bozma ilamı üzerine duruşmalı olarak dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından gerçekleştirilen hasarların müvekkili şirket tarafından giderildiğini, hasar bedellerini gösterir faturaların davalıya gönderilmesine rağmen hasar bedeli ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2013/20282 sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmayacak miktarda icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, 12 Şubat 2014 tarihinde itiraz edildiğini, icra takibine dayanak olarak gösterilen ve bedelleri müvekkil şirketten talep edilen hasarlar, davacının elektrik kablolarının usulüne uygun döşememesi nedeniyle, kendi kusuru neticesinde meydana geldiğini, bu nedenle müvekkil şirketin söz konusu hasar nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, davacının kusuru müvekkil şirketin eylemi ile meydana gelen zarar arasındaki nedensellik bağı kesecek derecede ağır olduğundan müvekkil şirketin Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca söz konusu zarardan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, somut durumda davacının kabloları yönetmeliğe aykırı döşemesinin müvekkil şirketin davranışı ile zarar arasındaki nedensellik bağını ortadan kaldıran ağır kusurlu bir hareket olduğunu, davacının kendi personeli tarafından tanzim edilen hasar tespit raporlarının, taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davacının tanık dinletmesine muvafakatlarının bulunmadığını, Yargıtay içtihatlarına göre, haksız fiil nedeniyle zarar görenin ancak gerçek zararını sorumlulardan isteyebileceğini, zarar görenin zararı gidermek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler zarar kapsamına dahil edilmediğinden davacının taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacının kabloları yer altı kabloları döşeme yönetmeliğe aykırı döşediğinin tespit edildiğini, kimse kendi kusuruna dayanak hak iddia edemez ilkesi ile aykırı olduğundan işbu davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkil şirketin söz konusu hasarların meydana gel...