DAVANIN KONUSU : Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 22/02/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353.maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı şirketin tasfiye aşamasına geçmesinden sonra ihale usulü ile marka ve domainlerini satışa çıkardığı ve ihalenin müvekkili üzerinde kaldığını, bunun sonucunda başta "..." olmak üzere sözleşmeye konu tüm vip indirim markalarının müvekkili tarafından satın alındığını, ancak sözleşme görüşmeleri sırasında davalı tarafından açıklanması gereken markanın ihalede müvekkiline daha düşük teklif veren rakip işletme (.....) tarafından bir işbirliği sözleşmesi altında kullanıldığına ilişkin esaslı durumun müvekkili şirketten gizlendiğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2017/6475 Esas KARAR NO : 2018/360 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ NUMARASI : 2017/158 DAVANIN KONUSU : Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 22/02/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353.maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı şirketin tasfiye aşamasına geçmesinden sonra ihale usulü ile marka ve domainlerini satışa çıkardığı ve ihalenin müvekkili üzerinde kaldığını, bunun sonucunda başta "..." olmak üzere sözleşmeye konu tüm vip indirim markalarının müvekkili tarafından satın alındığını, ancak sözleşme görüşmeleri sırasında davalı tarafından açıklanması gereken markanın ihalede müvekkiline daha düşük teklif veren rakip işletme (.....) tarafından bir işbirliği sözleşmesi altında kullanıldığına ilişkin esaslı durumun müvekkili şirketten gizlendiğini, müvekkilinin yanlış ve aldatıcı şekilde bilgilendirildiğini ve müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalının markayı ayıplı duruma düşürdüğünü, sözleşme konusu markaların her türlü takyidat ve kısıtlamadan ari olarak ayıpsız olarak devri borcunu ihlal ettiğini, müvekkilinin TBK'nun 227.maddesinde yer alan seçimlik haklarından ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme hakkını kullanarak bu davayı açmak zorunda kaldığını belirterek satış bedelinden tenzil edilmesi gereken bedelin HMK 150 kapsamında bu aşamada 10.000 TL'sinin işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca davalının tasfiye konusu olan tüm malvarlıkları üzerine devir ve temliki engel ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, taraflar arasında 06/07/2017 tarihinde marka ve internet alan adı devir sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye konu markalar ile alan adlarının davacı şirkete ayıptan ari olarak devredildiğini, müvekkili ile dava dışı ... arasında markaların kullanımına ilişkin bir sözleşme olmadığını, sadece ürün tedarik sözleşmesi imzalandığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava konusu olmayan malvarlığı üzerine tedbir konulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin HMK'nun 389 vd maddeleri uyarınca reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati hacizin ihtiyati tedbirin özel bir türü olup açıkça İİK 257.maddesine istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, talebin ihtiyati haciz olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarının bu yönde olduğunu, davalının tasfiye halinde olup, bu dava karara çıkmadan önce tüm mallarının tasfiye edilecek olduğunu, hukuk düzeninin bö...