Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, tefrik edilen işbu davada, bu davalının elektrik abonesi olduğunu, davalı dağıtım şirketinin düzenlediği faturalar ile kendisinden kayıp/kaçak bedelinin tahsil edildiğini belirterek, bu bedellerden şimdilik 5.000,00 TL'nin belirsiz alacak olarak bu davalı ile yapılan abonelikle sınırlı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında yapılan yetki sözleşmesi uyarınca, uyuşmazlıkların çözümünde yetkili mahkemelerin İstanbul mahkemeleri olduğunu, dava konusu tüm bedellerin belirlenebilir nitelikte olduğunu, bu bedellerin belirsiz alacak davası yoluyla talep edilmesinin usule aykırı olduğunu,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/323 KARAR NO : 2019/309 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/12/2017 NUMARASI : 2017/799 E - 2017/856 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 05/03/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, tefrik edilen işbu davada, bu davalının elektrik abonesi olduğunu, davalı dağıtım şirketinin düzenlediği faturalar ile kendisinden kayıp/kaçak bedelinin tahsil edildiğini belirterek, bu bedellerden şimdilik 5.000,00 TL'nin belirsiz alacak olarak bu davalı ile yapılan abonelikle sınırlı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında yapılan yetki sözleşmesi uyarınca, uyuşmazlıkların çözümünde yetkili mahkemelerin İstanbul mahkemeleri olduğunu, dava konusu tüm bedellerin belirlenebilir nitelikte olduğunu, bu bedellerin belirsiz alacak davası yoluyla talep edilmesinin usule aykırı olduğunu, esasa ilişkin olarak da, elektrik fatularalarında yer alacak tüm gelir kalemleri ile ilgili düzenleme yapma yetkisinin EPDK'da olduğunu, EPDK kararları düzenleyici işlem olduğundan hem elektrik tedarikçilerini hem de aboneleri bağladığını, davacı tarafın gösterdiği Yargıtay kararlarının bağlayıcılığının bulunmadığını, davacının dava konusu faturalara itiraz etmediğini ve ticari defterlerine de kaydedip ödediği için faturaları kabul etmiş sayılacağından bahisle davanın reddi ile yargılama gideri ve ücreti vekalet talep etmiştir. Mahkemece 6719 sayılı yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle dava konusuz kaldığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf başvurusunda özet olarak; kayıp kaçak ve diğer fatura kalemlerinin zaten mevzuatta olduğunu ve bu bedelleri tüketicilerin ödemesi gerektiğini, yürürlükteki mevzuat ile mahkeme kararları arasındaki çelişkiyi kaldırmak için bu kanuni düzenlemeye gidildiğini, 6446 sayılı kanunun 17. maddesini değiştiren hükümleri ile tüketicilere yeni bir yükümlülük getirilmediğini, hali hazırdaki uygulamanın değiştirilmediğini beyanla, davanın reddi ve müvekkili lehine vekalet ücret ive yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.Dava, aboneden tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer bir kısım bedellerinin haksız tahsil edildiği iddiası ile istirdadı talebine ilişkindir.HMK 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; yargılama sırasında 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fık...