DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) KARAR TARİHİ: 13/03/2020 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kazaya sebebiyet veren aracın Karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı bulunan davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihi olan 13/03/2016 tarihi itibariyle kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın davalı ... tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını, sakatlanma nedeniyle kişi başı teminatın 290.000,00 TL olduğunu, Yargıtay 7 ve 17....
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2018/1292 KARAR NO : 2020/509 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 13/06/2017 NUMARASI : 2016/326 Esas 2017/711 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) KARAR TARİHİ: 13/03/2020 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kazaya sebebiyet veren aracın Karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı bulunan davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihi olan 13/03/2016 tarihi itibariyle kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın davalı ... tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını, sakatlanma nedeniyle kişi başı teminatın 290.000,00 TL olduğunu, Yargıtay 7 ve 17. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış içtihatlarından, Adli Tıp Kurulu 3. İhtisas dairesinden alınacak rapor dışındaki raporlara itibar edilemeyeceğini, davacının maluliyetine ilişkin rapor alınması gerektiğini ifadeyle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının reddine" karar verilmiştir. Karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin Adli Tıp Raporuna dayanmaktan vazgeçmiş sayılması yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığı, talimat mahkemesince tebligatın vekil varken asile yapıldığını, bu işlemin hukuka uygun olmadığını, ayrıca çıkarılan tebligatın geçerli bir ihtarı içermediğini ifadeyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması talep edilmiştir.İlk Derece Mahkemesince, "13/06/2017 tarihli, 2016/326 esas ve 2017/711 karar sayılı ilamın davacı vekili tarafından istinaf edildiği ancak mahkeme ilamının miktar itibarı ile yasa yolları kapalı ve kesin olduğu gerekçesiyle" davacı vekilinin istinaf talebinin reddine ilişkin 24/01/2018 tarihli ek karar oluşturulmuş, bu ek kararına karşı davacı taraf istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemenin 13/06/2017 tarihli, 2016/326 E. ve 2017/711 K. sayılı ilamının istinaf edildiğini ancak mahkemenin ilamın miktar itibari ile yasa yolları kapalı ve kesin olduğu anlaşıldığından istinaf talebinin reddine ilişkin ek karar oluşturulduğunu, belirsiz alacak davalarında istinaf sınırının 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde "Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üçbin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir" şeklinde düzenlendiğini, istinafa konu dava belirsiz alacak davası olduğundan, dava açılan miktar üzerinden değil alacağın tamamı üzerinden ist...