Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2019/1484 · K. 2019/7938
YargıtayYargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2019/1484 K. 2019/7938

E. 2019/1484K. 2019/79389 Aralık 2019
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Araklı Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25/10/2018 tarih ve 2018/1 E. - 2018/208 K. sayılı kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 08/02/2019 tarih ve 2019/66 E. - 2019/149 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar, babalarının 1971 yılında 100 Lira değerinde hazine bonosu satın aldığını, babaları 1981 yılında vefat ettikten...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2019/1484 E. , 2019/7938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Araklı Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25/10/2018 tarih ve 2018/1 E. - 2018/208 K. sayılı kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 08/02/2019 tarih ve 2019/66 E. - 2019/149 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar, babalarının 1971 yılında 100 Lira değerinde hazine bonosu satın aldığını, babaları 1981 yılında vefat ettikten sonra eşyalarının anneleri tarafından kaldırıldığını, annelerinin de 2008 yılında vefat ettiğini, 2014 yılında ebeveynlerine ait evde davaya konu bonoyu bulduklarını ve tahsili için davalıya başvurduklarını, ancak davalının zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle ödeme yapmayı reddettiğini, zamanaşımı süresinin bononun varlığının taraflarınca öğrenilmesinden itibaren başlatılması gerektiğini zira devletin ilgili birimleri tarafından bononun varlığı hususunda hak sahiplerine bildirim yapılmadıkça alacağın muaccel hale gelmeyeceğini ileri sürerek, 1971 tarihi itibariyle 100 Lira değerinde olan hazine bonosunun dava tarihi itibariyle değerinin tespit edilerek davalıdan tahsil edilmesini istemişlerdir. Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, zira 6098 sayılı TBKnın 146., 147. ve 149. maddeleri uyarınca her türlü alacak için 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu, ayrıca, huzurdaki dava menkul kıymetin değerinin tespitine ilişkin olduğundan davaya konu menkul kıymete ilişkin özel bir zamanaşımı süresi varsa bu sürenin de dikkate alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı yanca usulüne uygun olarak ileri sürülen zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerektiği, davaya konu tasarruf bonosunun 930 sayılı Kanun hükümleri uyarınca düzenlendiği, görüldüğünde ödenecek senetlerden olduğu, bu nedenle ödenmesi için ibrazı gerektiği, anılan Kanun'un 1. maddesinin, Bu Kanuna göre çıkarılacak tasarruf bonoları on yıl vadeli olup vadeyi takip eden ilk altı ay içerisinde ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslar dahilinde ödenecektir. hükmünü, aynı Kanunun 17. maddesinin ise, " Tasarruf bonosu faizleri tediyesi iktiza ettiği tarihten itibaren beş yıl, bono bedelleri ve kesir makbuzları ödenmeleri gerektiği tarihten itibaren on yıl sonunda zamanaşımına uğrar ve ilgililerin bunlar üzerindeki hakları Hazine lehine sakıt olur" hükmünü haiz olduğu, davaya konu tasarruf bonosunun 1971 tarihli olduğu, zikredilen Kanun ...