" " MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı ..., imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak, .../.../... Mahallesinde bulunan, hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği 2 adet taşınmaz bölümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine ve ... ile dahili davalı ..., davanın ayrı ayrı reddini savunmuşlardır. Mahkemece, 01.04.2013 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinde, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 17. maddelerinde belirtilen zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf yararına...
1. Hukuk Dairesi 2021/2771 E. , 2021/4374 K. " " MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı ..., imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak, .../.../... Mahallesinde bulunan, hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği 2 adet taşınmaz bölümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine ve ... ile dahili davalı ..., davanın ayrı ayrı reddini savunmuşlardır. Mahkemece, 01.04.2013 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinde, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 17. maddelerinde belirtilen zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilerek, bu bölümlerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükmün davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Yargıtay Kapatılan 16. Hukuk Dairesinin 06.05.2014 tarih, 2014/1849 Esas, 5541 Karar sayılı ilamıyla davanın, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın, 1970 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakılan yerlerden olduğu, davacının, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenlerine dayanarak tescil isteğinde bulunduğu, dava konusu taşınmazın 10.01.2011 tarihinde idari yoldan Hazine adına ham toprak niteliği ile ve ... parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kaydedildiği, davanın açıldığı tarihte henüz tapuda kayıtlı bulunmayan ve TMK'nın 713/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken tescil davasının, Hazine adına tapu kaydının oluşması ile kendiliğinden tapu iptali ve tescili davasına dönüştüğü, davacının, dava dilekçesinde sadece imar-ihya ve zilyetlikten söz ettiği ancak keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların, dava konusu taşınmaz bölümlerinin davacının babası ...'den kaldığını ve oğlu olan davacıya intikal ettiğini bildirdiği; ancak intikal şekli konusunda herhangi bir beyanda bulunmadıkları, murisin ölümü ile terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup bir veya birkaç mirasçının terekeye dahil bir taşınmaz için üçüncü kişilere karşı aktif dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti bulunmadığı, dava bir tasarrufi işlem olup tüm mirasçıların birlikte üçüncü kişilere karşı dava açmalarının zorunlu olduğu, şayet murisin sağlığında çocukları arasında yaptığı paylaşım sonucu ya da ölümünden sonra terekenin paylaşımı ile dava konusu yerler davacıya düşmüş ise, davanın bulunduğu bu hali ile yürütülmesinin gerektiği, dava konusu yerler muristen kalmakta olup, gerek sağlığında muris tarafından yapılan paylaştırmanın olmaması ve gerekse murisin ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir biçimde tüm...