"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No : 2016/82-2020/323 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Hüküm, 25.12.2020 tarihinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, davacı tarafından, 31.03.2021 tarihinde temyiz isteğinden vazgeçtiğinin bildirilmiş olması karşısında ve vekilin bu kapsamda yetkisinin olduğu anlaşılmakla, temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddi cihetine gitmek gerekmiştir. 2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre, davalı ... vekilinin sair temyiz...
10. Hukuk Dairesi 2021/6734 E. , 2021/11205 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No : 2016/82-2020/323 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Hüküm, 25.12.2020 tarihinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, davacı tarafından, 31.03.2021 tarihinde temyiz isteğinden vazgeçtiğinin bildirilmiş olması karşısında ve vekilin bu kapsamda yetkisinin olduğu anlaşılmakla, temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddi cihetine gitmek gerekmiştir. 2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 3-506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, mahkemece, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri de esas alınmak suretiyle kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı özel bir duyarlılık ve özenle ortaya konulmalıdır. Davacı tarafından mahkemenin vermiş olduğu ilk kararda kabule konu süreler davacı tarafından temyiz edilmemiş olmakla bu süreler noktasında Kurum adına kazanılmış hak doğmaktadır. Bu kapsamda, mahkemece 30.11.2006 ile 01.04.2007 tarih aralığı ile sınırlı olmak üzere karar verilmesi gerekirken ; 29.11.2006 ile 08.12.2007 tarih aralığına dair tespit hükmü verilmiş olması; öte yandan davacının 10.06.2008 ile 05.09.2010 tarih aralığında hizmetlerinin davalı şirket nezdinde bildirimli olması sebebi ile kararın diğer kısmının 01.04.2008 08.05.2009 aralığını kapsayacak şekilde verilmesi bozma sebebidir. Ne var ki, bu aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Kula Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/82 E...