Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2019/8844 · K. 2019/9864
YargıtayYargıtay 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E. 2019/8844 K. 2019/9864

E. 2019/8844K. 2019/986429 Mayıs 2019
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 20/07/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı CMKnın 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nun 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; 26/12/2018 tarihli kararda temyiz süresinin tefhim tarihinden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, 26/12/2018...

Karar Metni

2. Ceza Dairesi 2019/8844 E. , 2019/9864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 20/07/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı CMKnın 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nun 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; 26/12/2018 tarihli kararda temyiz süresinin tefhim tarihinden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, 26/12/2018 tarihinde yüzüne karşı verilen kararı 08/01/2019 tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz eden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dairemizin 23/05/2018 tarihli, 2016/865 E., 2018/6753 K. sayılı bozma kararından önce verilen ve sadece suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından temyiz olunan 26/06/2014 gün, 2014/139 E. - 2014/297 K. sayılı kararda suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 168/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 4 ay 13 gün hapis cezasının 2.660 TL adli para cezasına çevrildiği, hükmolunan 2.660 TL adli para cezasının 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonucu suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan TCK'nın sırasıyla 142/1-b, 143/1, 168/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca belirlenen 5 ay 5 gün hapis cezasının 3.100 TL adli para cezasına çevrilmesi sonucu 1412 sayılı CMUK'nın 326/ son maddesine aykırı davranılması, 2-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-İddianame ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesinin uygulanması istenildiği halde, suça sürüklenen çocuğa 5271 sayıl...