"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08/02/2018 tarih ve 2016/1278-2018/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-karşı davalı vekili; uzun yıllardır davalı holding bünyesindeki şirketlerin ithalat, ihracat vs. tüm iş ve işlemleri ile her türlü gümrük müşavirliği hizmetlerinin müvekkilince yürütüldüğünü, müvekkili şirketin yalnız Diler Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlerin gümrük müşavirliği hizmetlerini yerine getirmek üzere...
11. Hukuk Dairesi 2018/3737 E. , 2019/5677 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08/02/2018 tarih ve 2016/1278-2018/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-karşı davalı vekili; uzun yıllardır davalı holding bünyesindeki şirketlerin ithalat, ihracat vs. tüm iş ve işlemleri ile her türlü gümrük müşavirliği hizmetlerinin müvekkilince yürütüldüğünü, müvekkili şirketin yalnız Diler Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlerin gümrük müşavirliği hizmetlerini yerine getirmek üzere kurulduğunu, hizmetlerin şifahi sözleşme uyarınca sürdürüldüğünü, en son 01/01/2010 tarihinden 31/12/2010 tarihine kadar davalı şirket dahil Diler Holding A.Ş. bünyesindeki tüm şirketler adına vekaletnamenin müvekkiline verildiğini, hizmet verilmeye devam ederken 31/05/2010 tarihi itibariyle müvekkiline sözleşmenin feshedildiği, 01.01.2010 tarihinden 31.05.2010 tarihine kadar ki süreçte verilen hizmetler için sehven asgari ücret tarifesinin altında ücretlendirme yapılarak fatura düzenlendiğini, 2010 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin fark faturalarının davalı şirketçe ödendiğini, 2010 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin 188.816,52 TL tutarında 7 adet fark faturasının itiraz edilerek müvekkili şirkete iade edildiğini, ayrıca sözleşmenin davalı tarafça tek taraflı haksız ve erken feshinden dolayı 31/05/2010 tarihinden 31/12/2010 tarihine kadar yedi aylık süre ile ilgili kazanç kaybı söz konusu olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL kazanç kaybı ve 188.816,52 TL ücret farkı alacağının kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 20.12.2013 tarihli dilekçesi ile kazanç kaybı talebini 77.870 TLye artırarak avans faizi ile birlikte tahsilini, karşı davanın kabul edilecek olması halinde bilirkişi raporunda hesaplanan 718.061,00 TL alacağın davalı alacağından mahsup edilmesini talep etmiş, karşı davaya cevabında, davalı karşı davacı ile müvekkili arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığını savunarak, karşı davanın reddini istemiştir. Davalı-karşı davacı vekili; asıl davanın reddini istemiş, karşı davada müvekkilince davacı karşı davalının çeşitli ihtiyaçlarına binaen cari hesaba mahsuben ödemeler yapıldığını, müvekkilinin 755.525,65 TL alacağı bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın cari hesabın kat edildiği tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; gümrük genel müdürlüğünün 2010/4 sayılı genelgesine göre düzenlenmeyen fa...