Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2016/14836 · K. 2019/5204
YargıtayYargıtay 20. Hukuk Dairesi

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E. 2016/14836 K. 2019/5204

E. 2016/14836K. 2019/520425 Eylül 2019
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Medenî Kanunun 713. maddesi hükmünün şartları gerçekleşmiş olduğundan ...... mahallesi sınırları içerisinde kalan 591 parsel sayılı taşınmaz, içerisinde ayrı ayrı yerlerde bulunan ve sınırları belli olan 70.000 m² büyüklüğündeki taşınmazların müvekkili tarafından 30 yıldan uzun zamandır davasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığını beyan ederek; 591 parsel sayılı taşınmaz içerisinde ayrı ayrı yerlerde bulunan ve sınırları belli olan taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; orman...

Karar Metni

20. Hukuk Dairesi 2016/14836 E. , 2019/5204 K. "İçtihat Metni" MAKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Medenî Kanunun 713. maddesi hükmünün şartları gerçekleşmiş olduğundan ...... mahallesi sınırları içerisinde kalan 591 parsel sayılı taşınmaz, içerisinde ayrı ayrı yerlerde bulunan ve sınırları belli olan 70.000 m² büyüklüğündeki taşınmazların müvekkili tarafından 30 yıldan uzun zamandır davasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığını beyan ederek; 591 parsel sayılı taşınmaz içerisinde ayrı ayrı yerlerde bulunan ve sınırları belli olan taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; orman mühendisi tarafından düzenlenen raporda dava konusu yerlerin bir kısmının orman olduğunun bildirildiği, orman olmadığına kanaat getirilen alanların orman içi açıklık niteliğinde olduğu, bu nedenle tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, taşınmaza ilişkin verilen kararın taraflar için bağlayıcı olduğu ve evveli hükmen orman olan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ile kazanılamayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava; Türk Medenî Kanununun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede; genel arazi kadastrosu işlemi 1961 yılında yapılmış, dava konusu yerin içinde bulunduğu taşınmaz 591 parsel sayısı ile "ham toprak" vasfıyla Hazine adına tespit edilip kadastro tutanağı düzenlenmiştir. Orman Yönetiminin itirazı üzerine komisyonca tespitin iptaliyle çekişmeli taşınmazın orman olarak tespit dışı bırakılmasına karar verilmiş, şahıslarca açılan dava sonunda .... Tapulama Mahkemesinin 1975/38 E. - 1976/14 K. sayılı kararı ile hükmen, taşınmazın orman olarak tapulama harici bırakılmasına karar verilmiştir. Taşınmazın bulunduğu ...... köyünde orman kadastrosu ve 2/B çalışması yapılmamıştır. Mahkemece eksik incelemeyle usul ve kanuna aykırı olarak karar verilmiştir. Şöyle ki; ormanların mülkiyeti Hazineye, kullanma hakkı ise Orman Yönetimine aittir. Yine, 4721 sayılı Medenî Kanunun 713/3. maddesi uyarınca, tescil davaları Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılmalıdır. 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun 1/2. maddesi ile ..... Büyükşehir Belediyesinin sınırları il mülkî sınırları olarak genişletilmiş; bu sınırlar içinde kalan köy ve beldelerin tüzel kişilikleri sona ererek bağlı bulundukları ilçe belediyelerine mahalle olarak katılmışlardır. Bu durumda, 5216 sayılı Kanun hükümleri ve 6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, ..... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ..... Belediye B...