Taraflar arasındaki menfi tespit- istirdat davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında müvekkili aleyhine haksız şekilde icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin usulsüz şekilde tebliğ edildiğini, müvekkilinin alacaklı olarak görünen şahsa hiçbir borcunun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/496 KARAR NO : 2021/1048 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2020 NUMARASI: 2020/552 Esas, 2020/661 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit, İstirdat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 03/06/2021 Taraflar arasındaki menfi tespit- istirdat davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında müvekkili aleyhine haksız şekilde icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin usulsüz şekilde tebliğ edildiğini, müvekkilinin alacaklı olarak görünen şahsa hiçbir borcunun bulunmadığını, usulsüz tebligat nedeniyle takibin kesinleştiğini, bu nedenle icra baskısı altında müvekkili tarafından 112.967,13 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını belirterek, icra takibine konu edilen 298.741,00 TL için müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra baskısıyla alacaklıya ödenen 112.697,13 TL'nin davalıdan istirdadına, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanşımına uğradığını, usulsüz tebligat iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin tacir olmadığını, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin yayınlanan reklamlara aldanarak internet üzerinden bahis oynamak amacıyla çeşitli platformlara giriş yaptığını ve banka hesaplarına icra takibine konu edilen meblağları gönderdiğini, en başta bonus verileceği vaadiyle para yatırması sağlanan müvekkilinin yatırdığı bu parayı geri alabilmek için sürekli para yatırmaya zorlandığını ve ikna edildiğini, zaman içerisinde de icra takibine konu meblağları davacı şirket ile aralarında organik bağ bulunan şahıs ve şirketlere gönderdiğini, TBK'nun 604.maddesi uyarınca kumar ve bahisten doğan borçların eksik borç niteliğinde olup geri istenemeyeceğini, TBK'nun 605. maddesine göre, kumar ve bahis borcu için isteyerek yapılan ödemelerin geri alınamayacağını, ancak kumar veya bahsin usulüne göre yürütülmesi beklenmedik olayla veya diğer tarafın fiili ile engellenmiş ise, ya da diğer taraf kumar ve bahse hile karıştırmışsa, isteyerek yapılan ödemenin geri alınabileceğinin düzenlendiğini, müvekkilinin hile ile kurulan bu sisteme başka rızası ile dahil olduğunu, ancak yatırdığı paraları kurtarmak ümidiyle sürekli para yatırma...