Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili kooperatife üyelik nedeniyle ödenmeyen aidat borçlarının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin davacı kooperatife üye olduktan sonra kooperatifin iş ve işlemleri, gelir-gider durumu ile ilgili bilgi sahibi olmaya çalıştığını ancak her hangi...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N ....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 18.05.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : .... Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili kooperatife üyelik nedeniyle ödenmeyen aidat borçlarının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin davacı kooperatife üye olduktan sonra kooperatifin iş ve işlemleri, gelir-gider durumu ile ilgili bilgi sahibi olmaya çalıştığını ancak her hangi bir bilgi sahibi olamadığını, kooperatif yöneticileri tarafından kooperatif içinde çeşitli yolsuzluklar yapıldığı, üye aidatlarının kooperatif iş ve işlemleri için kullanılmadığı, kooperatifin üretim ve pazarlamasını yaptığı solucan gübresinden elde ettikleri gelirin ise tüm kooperatif üyeleri arasında değil, yalnızca anlaşmalı oldukları bazı üyeler ve yönetim kurulu üyeleri arasında paylaştırıldığını öğrenmesi üzerine suç duyurusunda bulunduğunu, davacı kooperatif tarafından, hukuka aykırı şekilde müvekkili hakkında da üyelikten çıkarılma işlemi yapıldığını, bu kararın iptali için açtıkları davanın derdest olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesinde müvekkilinin üyelik tarihinden bu yana hak kazandığı kar payı alacağı tespit edilerek varsa - kabul anlamına gelmemek kaydı ile- müvekkilinin aidat borcuna mahsup edilmesini talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece Mahkemesince; davacı kooperatifin merkezinin ''.......'' olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı kooperatif ile davalı arasında üyelik ilişkisinden kaynaklanmakta olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesine göre, kooperatifin ortaklarına ya da ortakların bu sıfatla diğer ortaklar veya kooperatife açacağı davalarda kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, bu yetki kuralının kamu düzenine ilişkin ve kesin nitelikli olduğundan davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen dikkate alınması gerektiği, kooperatifin muamelelerinin yürütüldüğü merkezi itibariyle uyuşmazlık bakımından Ankara B...